“Verilmiş hayat, mükemmelin içine doğulmuş bir hayat olsa bile bizi tatmin etmez, edemez. Çünkü var olmak bir iddia sahibi olmaktır. Hangi çevre içerisine doğarsak doğalım; orada ispat-I vücut etmek isteriz. Hayatı kendimizin kılmak, hak etmek ya da hür irademizle seçtiğimizin peşinden gitmek derunumuzda yatan aslandır.”
“Kendimiz olarak yaşamak, üzerimizdeki dayatmalara karşı durmak istiyorsak hayat tarzımızı korumak ve ona uygun bir hayat sürmek zorundayız. İnandığımız değerlerle şekillenmiş bir hayatımız olmalı. Başkalarının bizim hayatımız üzerine etkileri ve müdahelelerini gidermenin yolu bellidir; kendi hayat tarzımızı her şartta ve durumda yaşamaktan başka çaremiz yoktur. Eğer başkalarının hayatı tarzlarının değişmesi, onların da bize benzemesi, yaşadığımız güzelliklerle güzelleşmeleri gibi bir isteğimiz varsa-ki bu da olmalıdır- yine aynı yolu tutmalı ve kendi hayat tarzımızı her şartta ve durumda yaşamalıyız.”