“Dinlemek, dinlenmek, durmak, nefes almak önemlidir. Hatta ilahi emirleri, şu koca kainatı, varlık sebebimizi de anlamak için dinlemek şart.
Rabbimiz bizleri; “İşittik ve itaat ettik!” buyruğunun hakkını veren kullarından eylesin.”
Sevgili dost,
Kalplerimizi ışığa duyarlı gümüş levhalar haline getiremezsek başımızı gövdemiz üzerinde nasıl dik tutabiliriz ? Nasıl baş ederiz kendimizle, gördüklerimizle ve göremediklerinize.
Sevgili dost,
Sence ışığa ne kadar duyarlıyız ? Bu soruyla yalnız gözlerimizin değil kalbimizin de görüp görmediğini sorgulayabiliriz. Kur’an’ın “Kalplerinde hastalık olanlara”a değil, “inananlara” tesir etmesinde de galiba bu sır var: Işığa duyarlı oluş.