Esraa

Esraa
@esrnryldzz
“uyur gibi ölecek, uyanır gibi dirileceğiz.”
Sevgili dost, Aristo’nun tabiriyle, “Birbirlerine hoş ve faydalı görünmedikleri gün birbirlerini artık sevmeyen,” dostlarla ne işimiz var. Bizim, peygamberi ısırmasın diye ayağını yılan deliğinin üstüne kapatan Ebu Bekir’imiz, suikastı haber alınca peygamberin yatağına yatan Ali’miz var. Son yudum suyu birbirlerine gönderip susuz şehit olan sahabilerimiz var. Bizim, “İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız”, “Sizden biriniz kendisi için sevdiğini Müslüman kardeşi için de sevmedikçe (istemedikçe) gerçek mümin olamaz”, “Size aranızdaki sevgiyi artıracak bir şey söyleyeyim mi,selamlaşınız”, “Hediyeleşin ki aranızdaki sevgi artsın,” diyen bir peygamberimiz var! “Sevelim, sevilelim, dünya kimseye kalmaz,” diyen Yunus’umuz, düşmanın attığı taştan değil, dostun attığı gülden incinen Hallac-ı Mansur’umuz var.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Geçen sabah senin üzüntülü olduğunu söylediler. Dokunsalar ağlayacakmışsın. Dokunmamışlar. Yine de ağlamamışsın; dostun gözünden akan bir damla yaşın yeryüzündeki bütün gölleri tuz gölü yaptığınız bilmez gibi. Gül ki, acılaşmasın göller. Göl ki, orada demirli kayığımız.”

Esraa

, bir kitap okudu
Puan vermedi·128 syf.·
2020 20. kitabı
Mehmet Dinç
8.8/10 · 548 okunma
Bakın Düş Oyunu diye bir kitapta şöyle bir şey geçer: Bir gün bir çocuğa sormuştum, “Denizler neden tuzludur ?” diye. Babası uzun bir sefere çıkmıştı. Çocuk hemencecik cevap verdi: “Denizler tuzludur çünkü denizciler durmadan ağlarlar.” “Neden denizciler böyle ağlarlar ki ?” Çünkü dedi: “Yolculukları hiç bitmez, onun için mendilleri hep direklere asıp kuruturlar.” Yine sordum: “Ya insanlar niçin ağlar ?” Çünkü dedi: “Daha duru görebilelim diye gözlerin camını ara sıra yıkamak gerek.”
“O yüzden rahatlıkla diyorum ki olacak, eninde sonunda olacak. Siz yeter ki yola girin. Çok şeyi aynı anda isteyip parça parça yapıyoruz, olmaz. Bir şeyi isteyip bütün varlığınızla ona yoğunlaştığınız zaman, çok uzun zaman kaybetmeden kısa zamanda bir noktaya gelebilirsiniz. Ama o vakit dolu dolu; otururken, kalkarken, yürürken, dururken hep onunla geçecek.”