“Hayatın yüksek anlamını, ahlaki ve dini çerçeveleri yitirdiğimiz günden beri teselliyi nesne edinmekte, biriktirmekte ve çoğaltmakta arıyoruz. Kendimizi sınırlandırmayı öğrenmeliyiz. Dünya bize emanettir, bedenlerimiz bize emanettir. Kaynakları israf etmeden, şefkatle dokunalım yeryüzüne. Yaşayan her varlığın, ağacın, böceğin hakkını gözetelim.
“Bunca varlık var iken, gitmez gönül darlığı,” diyor koca Yunus, “derdi dünya olanın, dünya kadar derdi olur,” diyor. Derdimiz dünya değil, onun ötesi olsun. Derdimiz başka insanların, mazlum ve mağdurların derdi olsun.
Kanaat benden bize geçiştir. Kötülük tarafından alınıp satılmak istemiyorsak, bizi kuşatan bu barbar istilasına temiz yürekle karşı duralım.”