Esraa

Esraa
@esrnryldzz
“uyur gibi ölecek, uyanır gibi dirileceğiz.”

Esraa

, bir kitap okudu
Puan vermedi·168 syf.·
2020 18. kitabı
Ahmet Murat
8.6/10 · 1.808 okunma
Reklam
“Kudüs, böyle bir yerdir: Maddi ve manevi bir kavşaktır. Her zaman yolumuzun üzerindedir. Bizi buluşturur, kendisi hakkında konuşturur, dert ya da deva olur. Kudüs’ü yok sayarak ne bugünü ne yarını anlayabiliriz. Müslüman’ın siyasetinin ufkunda da o vardır, maneviyatının ufkunda da. Siyasetin miracı da maneviyatın miracı da Kudüs’e uğramak zorundadır. O zaman bir hayal daha kuralım: Bir ikindi vakti Lahorlu hacılarla oturmuşuz, Mescid-i Aksa’nın avlusundayız; bir zamanlar buralarda İsrail bayrağı dalgalanıyordu hafazanallah, filan diye gülüşüyoruz.”
“Marka hegemonik bir şey. İnsanlar makineye nasıl güle oynaya teslim olmuş ise markaya da öyle tapıyor. Bu tam bir mistifikasyon. Marka giyerek sürüden ayrıldığını sanıyorsun. Farkı fark edin, diyorsun. Heyhat! Bu aldanışın daniskası. Gerçekte sen de bu markanın bir neferi oluyorsun. Oysa imza şahsi ve muhteremdir. Tektir, biriciktir. Ecdadımız içinde bazı sanatçılar benlik davası gütmemek için eserlerinin altına imza atmamıştır. Var olmak, kesretten kurtulup vahdete erişmektir. “Ah teslimiyet” sözü bu manadadır. Mesela dünyadaki onca minare arasında Türk minaresi bir imzadır. Uzaktan gördüğünüz bir beldede Türk minaresi varsa, ecdadımız oraya bir imza atmıştır. Marka insanların şahsiyetini siler, onları tek tip yapar. İmza çeşitliliktir. Şahsiyetin muhafazası, kimliğin ispatıdır. Türk minaresi milletin imzası ise her minare camiyi yapan mimarın imzasını taşır. Her caminin minaresi farklıdır.”
“Hayatın yüksek anlamını, ahlaki ve dini çerçeveleri yitirdiğimiz günden beri teselliyi nesne edinmekte, biriktirmekte ve çoğaltmakta arıyoruz. Kendimizi sınırlandırmayı öğrenmeliyiz. Dünya bize emanettir, bedenlerimiz bize emanettir. Kaynakları israf etmeden, şefkatle dokunalım yeryüzüne. Yaşayan her varlığın, ağacın, böceğin hakkını gözetelim. “Bunca varlık var iken, gitmez gönül darlığı,” diyor koca Yunus, “derdi dünya olanın, dünya kadar derdi olur,” diyor. Derdimiz dünya değil, onun ötesi olsun. Derdimiz başka insanların, mazlum ve mağdurların derdi olsun. Kanaat benden bize geçiştir. Kötülük tarafından alınıp satılmak istemiyorsak, bizi kuşatan bu barbar istilasına temiz yürekle karşı duralım.”