“İnsan iyiliği, kendisine iyilik yapanı, güzeli ve ahengi sever. Bu yönüyle sevilmeye en çok layık olan Allah’tır. Çünkü kendini ve kendine iyilik yapanı seven insanın ona varlığını veren, mahlukata lütuf ve ihsanını bol bol dağıtan, iyilikte bulunan, bütün iyiliklerin ve güzelliklerin yaratıcısı olan Allah’ı sevmesi kaçınılmazdır.
Var olan her şeydeki güzellik, Allah’ın Cemil isminin yansıması, bu güzele yönelik muhabbet de Vedûd isminin tecellisidir. Sevilen güzel şeyler Hakk’ın güzelliğini yansıttığından bunlara yönelik sevgi de aslında ilahi kaynaklı olmaktadır. Alemin var olma sebebi, Allah’ın tanınmak istemesi ve bu tanımaya duyduğu muhabbettir. Dolayısıyla varlığın aslı muhabbet olduğundan insan, muhabbet yolunu izleyip Hakk’ı ve mahlukatı severek ilahi sırlara ve yakınlığa ulaşabilir.”