Iki yara birbirini tanımazdı aslında bu yaraların saklanmaktan yorulduğu bir ana benzerdi.
İçindeki eski acı diğerinin acısını görünce bir anlığına susup dinlenirdi
o kısa sessizlikte tanımlayamadığım bir titreşme ile bağ kurulurdu kendi dilini kendi içine Taşıyan görünmez bir çarğrıydı insan hiç bir şey yaşamamıştır Lakin içinde bir şey çoktan uyanmıştır
Zihnim akşamdan beri hiç susmadan konuşuyor planlar yapıyordu Hangisi en az acıtır?
silvia plath gibi zehirli solunmak mı virginia Wolf gibi ağır taşlarla derinliklere dalmak mı Ya da Nilgün Marmara gibi bırakmak mı Kendini boşluğa ?
her birinin arasında milimetrik bir çizgi vardı çizginin en tehlikeli kısmında durduğunu biliyordum
Çocukları korumak onlar adına itiraz etmek onların yutkunup söyleyemediği her cümleyi İçimden haykırmak fark etmeden kimliğimin merkezine yerleşmişti şimdi o Merkez Yerinden oynuyordu birbirinden daha ayrılmak kolaydı ama kendini tanımladığın yerden çıkarmak zordu Kaderim Bir merdiven boşluğunda yön değiştiriyordu Aslında mücadele edeceğim karanlık aynıydı hayatımı kırılmış bir yerden açılan yeni Bir kapıdan devam ettirecektim günün sonunda Önemli olan şey neyin karşısında olduğumdur