“Artik kimse üstüne bir şey söylemeyecekti, kimseyi yargılamayacaktı. Çok genç aynı zamanda anlatılmaz şekilde yaşlı buluyordu kendini. Hem her şeyi bir bıçak gibi delip geçiyor, hem de dışarda kalıp bakıyordu.”
“Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!”
“Ama hayır, saçmalık bu, ben ruhumu ölümden kurtarmaya bakacağım. Bırak yüzüme vursunlar, ne olursa olsun! Ruhu bedenden kurtardıktan donra ne acı kalır ne aşağılanmışlık; askıdaki paltomu dövmelerinden farkı kalmaz…