Okuması öyle zevkli, öyle haz veren bir kitap ki...
Okurken adeta kendinizi at üstünde Ötüken'in uçsuz bucaksız bozkırlarında dolaşır gibi hissediyorsunuz. Kitap insanın içine öyle derin işliyor ki yalnızca sayfaları çevirmekle kalmıyor; Türk töresinin bozkırında kılıç çekiyor, at koşturuyorsunuz. Bozkurtlar, Kür Şad ve kırk yiğidin yaktığı ateşin asırlar geçse de sönmeyen kıvılcımıdır. Kesinlikle okunmaya, hissedilmeye ve milli şuuru şahlandırmaya değer...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kür Şad’ın torunu olmak!.. Bu ne büyük bahtiyarlık, ne kutlu bir gerçekti! Taçam, Bozkurt ocağının bir tegini olduğu için değil, Kür Şad’ın torunu olduğu için seviniyor, övünüyordu. Yukarıda mavi gökle aşağıda yağız yer yaratılalı nice kahramanlar gelip geçmişti ama Kür Şad gibisini, şüphesiz, zamanlardan hiçbir zaman ve kişi oğullarından tek bir kişi görmemiş, bilmemişti.