Hayvanların dişini, tırnağını, boynuzunu sökerek bunlarla süslenen Afrika vahşilerine, medeni Avrupalılar gülerler. Fakat generallerin şapkalarındaki hayvan tüylerinin gülünçlük bakımından ötekilerinden ne farkı vardır?
Ceza korkusuyla çekilen kötülükler, ödül ümidiyle yapılan iyilikler, insanın yaradılışındaki çirkin hayvanlığı gidermiş sayılmaz. Güzel ahlak bizde dış etkilerle zorunlu değil, adeta yaradılıştan gelen bir şekilde kökleşerek gelişmeli.
Medeniyet pırıltılarıyla gözlerimizi kamaştıran en büyük zannettiğimiz milletler de bile "eşitlik, adalet, kardeşlik" üç temel ayağı üzerine kurulmuş görülen insan hakları zırhının pek yufka, adeta açık kalmış yerleri, iyileşme çaresi keşfedilmemiş acı veren yerleri vardır.