“Keşke insan her gün kendisine şunları söylese:” dedim “arkadaşların için tek yapabileceğin, onların mutluluklarını bozmamak, mutluluklarını paylaşarak artırmak. Ruhları endişe verici bir tutkunun altında ezilip kederle mahvolurken, onları biraz olsun avutabiliyor muyum?
Tembellik neyse keyifsizlik de odur, tembelliğin bir türüdür. Doğamızın buna eğilimi var, ancak toparlanma gücünü bulursak, kolaylıkla çalışmamız mümkün olur, gerçek hazzı elde etmenin yolu çalışmaktan geçer.
İnsanların birbirlerinin huzurunu bozmasından rahatsız olurum ben, en çok da genç insanların hayatlarının en güzel çağında, bütün sevinçlere alabildiğine kucak açabilecekleri zamanda birkaç güzel günü surat asarak birbirlerine zehir etmeleri ve ancak çok sonradan kaybettikleri şeyin telafisinin olanaksız olduğunu görmeleri canımı sıkar.