esraleylan

Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
hiç kimse aşk dolu gözlerle toprağa bakmadı. hiç kimse bahçenin görünümüne tutkun olmadı. hiç kimse bahçedeki küçük kargayı ciddiye almadı. kederliyim; bir bulut gibi. gitmeliyim bu gece. sadece yalnızlık gömleğimin sığacağı valizi alıp gitmeliyim, bu gece. yaşlı çınarların olduğu bir yere gitmeliyim. yine birisi beni çağırdı: sohrab! ayakkabılarım nerede?”
"ama olmadı güvercinler yüz yüze oturamadı ve gitti hiçliğin kıyısına kadar ışıkların sabrının arkasına uzandı ve hiç düşünmedi biz, kapıların perişan telaffuzunda bir elmayı ısırmak için ne denli yalnız kaldık."
"Evet, Yaşamak gerek, bir şakayığın soluğu kadar. Yüreğimde bir şey var, ışık ormanı gibi, Sabah uykusu sanki, ve öyle sabırsızım ki, Koşmak istiyorum, bozkırın sonuna doğru, dağın zirvesine doğru. Uzaklardan şarkı sesi geliyor, Beni çağırıyor"
Sayfa 17
Geceyi yudumlayarak ağlıyorum Kırık dallar için. Ey başıboş ateşli göz! Varlığın hüznüyle beni yalnız bırak. Uykunun gövdemi sarmasına Yalnızlık yastığından ayırarak Rüyalar eteğine tutunmasına izin verme.
Sayfa 12