esraleylan

"ama olmadı güvercinler yüz yüze oturamadı ve gitti hiçliğin kıyısına kadar ışıkların sabrının arkasına uzandı ve hiç düşünmedi biz, kapıların perişan telaffuzunda bir elmayı ısırmak için ne denli yalnız kaldık."
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Evet, Yaşamak gerek, bir şakayığın soluğu kadar. Yüreğimde bir şey var, ışık ormanı gibi, Sabah uykusu sanki, ve öyle sabırsızım ki, Koşmak istiyorum, bozkırın sonuna doğru, dağın zirvesine doğru. Uzaklardan şarkı sesi geliyor, Beni çağırıyor"
Sayfa 17
Geceyi yudumlayarak ağlıyorum Kırık dallar için. Ey başıboş ateşli göz! Varlığın hüznüyle beni yalnız bırak. Uykunun gövdemi sarmasına Yalnızlık yastığından ayırarak Rüyalar eteğine tutunmasına izin verme.
Sayfa 12
!Her dağın başında bir resul gördüler İnkâr bulutunu omuzladılar İndirdik rüzgarı Uçursun başlarından şapkayı diye Evleri krizantem yaprağıydı Bağladık gözlerini Ellerini yetirmedik akıl dalının ucuna Ceplerini âdetle doldurduk Bulandırdık düşlerini aynaların yolculuk sesiyle