-Hayır, kızgınsınız, dedi. Sizi nasıl inandırayım ki bu bir çılgınlık, böyle bir şeyi aklımdan bile geçirmemiştim... Hayır, bitti artık, bir daha şarkılarınızı dinlemeyeceğim...
-Buna beni inandırmaya lüzum kalmadı. Benim de zaten şarkı söylemeye niyetim yok.
-Ya sen hep aynı yerde mi kalırdın? Hiçbir yere gitmez miydin?
-Asla!
-Hayatın ideali bir yerde oturmaksa ne diye insanlar her tarafa demiryolları yapıyor gemiler işletiyorlar? Bu adamlara teklif edelim, İlya, dursunlar: Bizim bir yere gitmeye niyetimiz yok diyelim.
-Ama bu hayatta sevmediğin şey ne? Onu söyle.
-Her şey; durmadan öteye beriye koşmalar, küçük ihtiras oyunları, hele de açgözlülükler, rekabetler, dedikodular, birbirine çelme atmalar, birbirini tepeden tırnağa süzmeler..