nora

nora
@etcetera
gamer 29:64
54 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
, Sanki sen de bizim gibiymişsin, körmüşsün gibi konuşuyorsun, dedi koyu renk gözlüklü genç kız, Bir bakıma doğru dediğin, sizin körlüğünüzden kör oldum ben,
Sayfa 299·Kitabı okudu
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
, Ben geçiciyim, demişti yazar, bunlar da geçip giderken geride bıraktığı izlerdi.
Sayfa 296·Kitabı okudu
, Öyleyse siz olup biten her şeyi gözlerinizle gördünüz, Gördüklerimi gördüm yalnızca, başka çarem yoktu,
Sayfa 295·Kitabı okudu
Salgın başladığından beri nasıl yaşadınız, Karantinadan çıkalı üç gün oldu, Ya, demek karantinaya alınmıştınız, Evet, çok zordu, Zor demek yetersiz kalır, Korkunçtu, Siz yazarsınız, az önce dediğiniz gibi kelimeleri çok iyi tanımanız gerekir, dolayısıyla sıfatların hiçbir işe yaramadığını bilirsiniz, bir insan bir başka insanı öldürdüğünde, örneğin, bunu olduğu gibi ifade etmeli, zaten eylemin dehşeti, kendi başına, öyle korkunçtur ki böylesine korkunç olduğunu söylemekten bizi kurtarır, Gereğinden fazla kelime kullanıyoruz demek istiyorsunuz yani, Gereği kadar duyguya sahip olmadığımızı söylüyorum, Belki de yeteri kadar duyguya sahibiz ama onları ifade edecek kelimeleri kullanmıyoruz, Sonuçta da duygularımızı yitiriyoruz,
Sayfa 294·Kitabı okudu
Kaç yaşındasın, diye sordu koyu renk gözlüklü genç kız, Ellisine yaklaşıyorum, Annem kadarsın, Ya o, Ya o, ne, Hâlâ güzel mi, Eskiden daha güzeldi, Bu hepimizin başına gelen bir şey, hepimiz bir zamanlar daha güzeldik, Sen hiçbir zaman bu kadar güzel olmamıştın, dedi ilk körün karısı. Kelimeler böyledir işte, fazla gizlerler kendilerini, birbirinin peşine takılırlar, nereye gittiklerini bilmez görünürler ve ansızın, ikisinin, üçünün, veyahut dördünün birden, kolayca ortaya çıkmasıyla, bir kişi zamiri, bir zarf, bir fiil, bir sıfatla, karşı konulamayan bir heyecan tenimize ve gözlerimize yükselir, duygularımizın sükûneti bozulur, bazen de sinirlerimiz dayanamaz buna, çok tahammül etmişlerdir, sanki bir zırh kuşanmış gibi her şeye katlanmışlardır, Doktorun karısının sinirleri çelik gibi, deriz, ve sonuçta doktorun karısı bir kişi zamiri yüzünden, bir zarf, bir fiil, bir sıfat yüzünden göz yaşlarına boğuldu, sadece dilbilgisi kategorileri, sadece belirteçler yüzünden, iki kadın da, belirsiz zamir olarak gözyaşlarına boğulduğundan cümleyi tamamlayana sarıldılar ve durum tam bir ayine dönüştü, yağmurun altında üç zarif çıplak kadın.
Sayfa 283·Kitabı okudu