Mesele hayattan ne kadar aldığına bakar. Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır. İnsanın yüzü bir kitap gibi okunabilir. İfadeniz bomboşsa da hiçbir şey yaşamadığınız farkedilir. Bundan kurtulmak mümkündür; yaşayın, monotonluktan uzaklaşın, gezin, görün, keşfedin, başkalarıyla ilgilenin, okuyun, sevin. Bunları dolu dolu yapın ki izleri yüzünüze yansısın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın.
Bir defa, yaşadıkları suni bir beraberlik değildi. Birbirlerine karşı sabır ve anlayış geliştirmişlerdi. Bunun yolu sadece birbirini çok sevmekten geçmez, zekâyla da ilgilidir. Yani Güler ve Can birbirlerini çok sevmekle kalmıyorlardı, ikisi de epey zeki tiplerdi. İlişkileri bu şekilde yürümüştür.