Nora’ya göre üç çeşit sessizlik vardı. Tabii ki pasif agresif sessizlik, artık konuşacak bir şeyimiz kalmadı sessizliği ve bir de Eduardo’yla ikisinin ulaştığı türden bir sessizlik. Konuşmak zorunda olmamanın sessizliği. Yalnızca birlikte olmanın, birlikteliğin. İnsanın yalnızken sessiz kalmaktan rahatsız olmaması gibi.
Nora okunaksız bir şeyler karalayıp imzaları atarken, yirmili yaşların başlarındaki bir çocuk tişörtünü çıkarıp omzunu imzalamasını istedi.
“Dövmesini yaptıracağım da,” dedi.
“Cidden mi?” diye sordu Nora, çocuğun vücuduna adını yazarken.
“Hayatımın en önemli anını yaşıyorum,” dedi çocuk coşkuyla. “Adım Francisco.”
Nora kendi adını Sharpie kalemle birinin vücuduna yazmasının nasıl olup da birinin varoluşunun dönüm noktası olabildiğini anlayamadı.