Bu sebeple İslam dünyasındaki reform taraftarları, yeni usüller benimseyerek kadim ideal ve değerleri değişen koşullar dahilinde ihya etmeyi başarabilecek türden bilge halk adamları olmadılar.
Hayatta ne kadar dürüst olursan ol, insanların ancak kendi gerçekliklerine en yakın olan şeyleri görebildiğini Nora artık anlamıştı. Thoreau’nun dediği gibi: “Neye baktığın değil, ne gördüğün önemlidir.” Ash de yalnızca aşık olup evlendiği Nora’yı görebiliyordu ve bir bakıma, o da o Nora’ya dönüşüyordu.
Başka bir deyişle, Ash çok salak bir şeydi; her gün hayat kurtaran bir salaktı ama salak bir şeydi işte. Bu durum Nora’ya uyuyordu. Nora salakları severdi, kendini de salak bulurdu…