"Onu söylemiyorum. Sen o zaman kırk beşinde olacaksın. Yani çocuk doğurma çağın çoktan geçmiş olacak. Ama o siyahi beyefendinin isterse otuzlarındaki yeni sevgilisiyle, isterse başka bir kadınla bu işi yapmak için bol bol zamanı olacak. Hayat, kadınlara acımasız davranıyor Karen, artık bunu anla. Sadece hayat değil, erkekler de acımasız davranır. Bulunduğun şehrin altmış kilometre uzağında Çatalhöyük diye bir yer var. Konya'ya ikinci gelişimde babanla gitmiştik. On bin yıllık bir yerleşim birimi. Belki de yeryüzünde insanların yerleşik yaşamaya başladığı ilk yer. İşte o Çatalhöyük'te on bin yıl önce tanrılar kadındı. Ana tanrıçalar hükmediyordu dünyaya. Ama sonra ne oldu? Erkekler dünyayı ele geçirdi. Tabii tanrıların cinsiyeti de değişmeye başladı. Babillilerin Marduk'u, Yunanlıların Zeus'u, İbrahim'in tanrısı, İsa Mesih'in babası, Muhammed Peygamber'in Allah'ı, hepsi erkek oldu. Oysa daha önce Sümerler de İnanna, Babil'de İştar, Mısır'da İsis, Hititlerde Hepat vardı. İnsanların yazgılanırı belirleyen bu tanrıçalardı, onlar bereketin, servetin, mutluluğun, doğurganlığın, gizemin yani yaşamın simgeleriydi. Son on bin yılda erkekler bunları aldılar elimizden ama hâlâ alamayacakları bir yeteneğimiz var, doğurganlık. Bir insanı dünyaya getirmek ayrıcalığı. Tabii biyolojik saati geçirmemek şartıyla. Eğer geç kalırsak erkeklerin yapamayacağı şeyi bu kez doğa yapacak. Ve sen istesen de doğuramayacaksın.