sakarya toprağında erkekler sofrası kurulmuş
ahkâmlı köşkemli savaşılıyor
yazılmışsa biz dahi
azrailin ekmeğinden tadacağız
şehitlik mertebesini
yaşamak cihetine makbul tutacağız
Etrafımda insanları uzaklaştıran soğuk bir hale var, buzdan bir çember. Yalnızlığımdan acı duymamayı beceremedim henüz, yalnızlığın sadece sıkıntısız bir dinginlik anlamına geldiği ruhsal mertebeye ulaşmak öyle zor ki. 
En başta hiçbir şeye saygı göstermemeye, inanmaya, hiçbir [...] özen göstereceksin. Bununla birlikte, hiç saygı duymadıklarına karşı tavrını ortaya koyarken, bir şeylere saygı gösterme isteğini de koruyacaksın; sevmediklerinden tiksinirken, sevmeye duyulan sancılı arzuyu; hayata küçümserken onu yaşamanın ve sevmenin ne kadar güzel olduğunu aklında tutacaksın. Böylece hayallerinin temelini atmış olacaksın. 
Hep savunma hattındayım. Hayatın ve başkalarının acısını çektiriyorum kendime. Gerçeklikle yüzleşbilmekten acizim. Güneş bile, salt varlığıyla eziyor, hüzne boğuyor beni. Sadece gece vakti -geceleyin, kendime baş başayken-, her şeyden uzak, her şeyi unutan, ne gerçeklikle ne de bir şeylerin yararıyla ilgisi olmayan, yetik gecede kendime kavuşuyor, biraz teselli buluyorum.