Adamı dağa doğru koşarken görenler, "Aslandan mı kaçıyorsun?" diye sormuşlar. O, "Hayır!" demiş. "
Kaplandan, ejderhadan mı kaçıyorsun?" diye sormuşlar. O yine, "Hayır," demiş ve eklemiş, "ben aslandan kaplandan korkmam.
"Peki o zaman neden kaçıyorsun?" diye sormuşlar.
"Aptallardan kaçıyorum, " demiş adam, "çünkü onlarla baş edemem."
Pırılpırıl dalgalı bir denize karşı
Yangelmişim dizboyu sulara,
Hepinize iyi niyetle gülümsüyorum,
Hiçbirinizle döğüşemem.
Siz ne derseniz deyiniz
Benim bir gizli bildiğim var.
Eskiden babamla insanları hayvanlara benzetme oyunu oynardık. Kiminin yüzü bir kuşu andırır, kimininki bir koyunu; bazı insanlar ata benzer, suratarı aynen at gibi uzundur; bazıları kurt yüzüne sahiptir. Insanların,benzedikleri hayvanların karakterini aldığını düşünürdük. Ne bileyim, belki de öyle geliyordur içlerinden; öyle hissediyorlardır.
Bir koyuna, niye böyle uysal davranıyorsun ya da bir kurda niye böyle yırtıcısın diye sorulur mu!
Çok soğuk bir gün, serçe ile yavrusu bir dala konmuş.
Biraz sonra bıyıkları buz tutmuş ve gözleri soğuktan yaş içinde bir avcının yaklaştığını görmüşler.
Serçe yavrusu,
"Bak anne," demiş, "ne kadar merhametli bir adam, gözleri yaş içinde."
Anne yavrusunu ses çıkarmaması için uyarmış,
"Sen onun gözündeki yaşa degil, elindeki kana bak!"