zeynep

ötekilerin acıları bize , izah edilebilir ya da aşılması mümkün görünür: yeteri kadar irade, cesaret ya da zihin açıklıkları olmadığı için acı çektiklerine inanırız. kendimizinki hariç her acı, bize meşru ya da gülünçlük derecesinde anlaşılır görünür. böyle olmasa, duygularımızın içinde tek sabit şey matem olurdu. fakat yalnızca kendi matemimizi tutarız. eğer etrafımızda sürünen sonsuz sayısadaki can çekişmeyi, birer gizli ölüm olan bütün hayatları sevip anlayabilseydik, acı çeken varlık sayısında kalp gerekirdi bize.
Sayfa 34·Kitabı okudu
nâmevcudiyet! tek zaferim sen olacaksın... 'arzu' , sözlüklerden ve ruhlardan hepten silinsin! yarınların baş döndürücü şakası önünde geriliyorum. ve bazı ümitlerimi hâlâ muhafaza etsem dahi, ümit etme melekemi hepten kaybettim.
Sayfa 32·Kitabı okudu
bazen bir şey içinde kendimizi unutmayı başarırız; ama dünya içinde kendimizi nasıl unutabiliriz? bu olanaksızlık o acının tanımıdır. bu acının yakaladığı kimse hiçbir zaman iyileşmeyecektir, evren tamamıyla değişse bile. değişmesi gereken yüreğidir; oysa yürek değişmez; onun gözünde var olma'nın tek bir anlamı vardır: acısına gömülmek.
Sayfa 31·Kitabı okudu
insan, aktarılamayan kelâm'ın sonsuz vecdi içinde yalnızca kendini dinlemeliydi.
Sayfa 24·Kitabı okudu
etrafımıza saçtığımız kelimeler oranında ölürüz... konuşanların sırrı yoktur. ve hepimiz konuşuruz. kendimize ihanet eder, kalbimizi teşhir ederiz.
Sayfa 24·Kitabı okudu