Zamanın gelmedi diye yok değilsin ortada - biliyorum: Senin zamanın yok, zaten - şimdi, bu gece, geçsen bile, zamanın olmayacak bu - 'kayıtlı' değil zaten 'sefer'in; özgür, ve, işte, öyle : geçici olacak geçişin.
aldırmazlar hiç Güz'ün gelişine, yavaş yavaş çevrelerini kuşatacak soğuklara, gelecek uzun yağmur günlerine, ya da bir o kadar uzun sürecek kuraklıklara : su ve ışık -ısı- buldukları sürece, açıp dururlar yapraklarını da çiçeklerini de - acaba onlar gibi mi yapmalı? ...
Bu ülkede çok masum insanlara masum hayvanlara kıydılar. Çok anneyi, babayı ağlattılar. Yeşil Yol'da diyordu ya John Coffey, "Gördüğüm ve hissettiğim acılardan yoruldum artık, insanların birbirine karşı bu kadar kötü olmalarından yoruldum" diye..
Her insanın -bir kişinin- ölümü, ucu-bucağı bilinemeyecek, sınırları bulunamayacak bir varlığın yokoluşudur - Astronomi' de evrenin oluşumu için düşünülmüş "Büyük Patlama"ya benzer birşey : ama tersinden - bütün bir evrenin, bir anda patlayıp, çöküp, yitişi...