Hepsi şair bunların. İçlerinden birini eteğinden yakalayıp, " Bana yardım edin!" desem, " Bu yengeç de nerden çıktı?" der ve paltosunu elimde bırakarak kaçar.
Özlem, boş avuntuyu reddeden bilinçtir: ayrılışın acısını, ılımlandırmaya çalışmadan, olduğu gibi yüklenen bilinç — ne kendini aldatmaya ne başka birşeyle acısını hafifletmeye; 'teselli'ye yönelir : olduğu gibi
kabullenir acıyı — özlenen gitmiştir; şu anda, yoktur; yarın da ne olacağı belirsizdir
pekâlâ,
öyle olsun!...
Düşünceler, büyük bir baş dönmesi gibi ardımda doğuyorlar, başımın arkasında doğduklarını duyuyorum... karşı durmazsam, önüme geçiyorlar, gözlerimin arasına geliyorlar. Çoğu kere, karşı koyamıyorum, düşünce büyüyor, büyüyor ve birden sınırsızlaşarak, tepeden tırnağa dolduruyor beni, varoluşumu yeniliyor.