Mevlut'un en sevdiği şey, müşterilerden birinin unuttuğu, bıraktığı bir gazeteyi dükkanda hangi kızı varsa ona vermek ve babaları (hiç görmedikleri dedeleri Mustafa gibi) okuma yazma bilmiyormuş gibi ona gelişigüzel bir yerinden okutmak ve pencereden dışarı bakarak dinlemekti.
O zaman dedi, bu kadar iyilik timsaliyim tavırlarının altındaki kötülük, sahtekarlık değil mi? Ve eş gördüğün kişinin seni daha da kötü etmesi acizliğindendir senin, değil mi? Arkasında dur göründüğünün, yorma kalpleri, kırma!