Yaz Yağmuru

Marguerite Duras
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 53 dk.
Sayfa Sayısı:
137
Basım Tarihi:
Haziran 2008
İlk Yayın Tarihi:
Ocak 1990
Yayınevi:
Sel Yayıncılık
Orijinal Adı:
La Plue D'êtê
ISBN:
9789755703640
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·137 syf.··
2022 81. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2022 08:05
Okunmasa da olur kaybedilecek bir şeyiniz yoktur Çok daha kaliteli,size birşeyler katacak kitaplar sizi beklerken bu eserle zaman kaybetmeyin derim Ernestonun okula gitmeden okumayı bilmesi bir dahi ..ve okulu gereksiz gören bir çocuk Kız kardeşiyle olan ilişkisi çok saçma Eserde yoksul bir aile ,sorumsuz bir anne ve babadan bahsedilmiş Beğenemedim zaman kaybıydı benim için
Yaz YağmuruMarguerite Duras · Sel Yayıncılık · 2008157 okunma
“Hiçbir şeyin hiçbir anlamı yok. Rüzgârın peşinden koşuyoruz.”
10/10
·137 syf.··
Beğendi
·
2022 138. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 14 Ekim 2022 19:02
Fransız banliyölerinden birindeki yoksul, işsiz, bulunduğu yerde yabancı bir aileyi ve bilmediklerini öğrenmek istemediği için okula gitmeyi reddeden Ernesto’yu anlatarak başlıyor Duras. Dediğine göre orda o ev, o aile ve o çocuklar gerçekten varmış. Gerçeği alıp mantıksal argümanları ters yüz ederek, felsefeyi, dini düşünceyi, varoluşu ironi ve melankoliyle sararak, absürt, anlamı kayıp, sonu belirsizliklerle dolu bir kitap yazıyor. Biz de okuyup, günlük belamızı buluyoruz. Yok yok, kibarlığın alemi yok, vallahi buluyoruz. Hatta cebimize koyduklarımız bizi birkaç hafta götürmeye yetiyor. Öyle. Anne ve babanın nereden geldiği belirsiz. Bu belirsizlik, kimliğini bulamama, ne olduğunu bilememe daha baştan sayfalara yapışıyor. Ve siz çevirdiğiniz her sayfada parmaklarınıza bulaşan belirsizlikle okumaya alışıyorsunuz. Sayfaları çevirirken elini ağzına götürme alışkanlığı olanlara belirsizlik denizinde yüzmeyi vadediyor Duras. — — — -İroni başımızın tacı, yüreğimizin kurdu- Anne ve babanın fiziken orada oldukları halde kayıp oldukları hissi, çocukların anlamını bilmedikleri halde anladıkları terkedilmişlik ve yanlızlıkla sarmalanıyor. Babalarıyla kahkaha atan, anneleriyle konuşan çocukların anne babasızlığına üzülürken buluyorsunuz kendinizi. — — — -Mitler, gözümüzün nuru, olmazsa olmazlarımız- Bodrumda buldukları yanık kitabı okuyor Ernesto çocuklara, okumayı bilmediği halde. Sözcüklerin her biri hissedilen, kavranabilen başka sözcüklere gönderme yapan varlıklara dönüşüyor. Kelimelere bir anlam yükleyip, anlamsızlığın içinde yuvarlayarak eski Kudüs krallarının, Davud’un hikayelerini anlatıyor. Hani şu, Ahd-i Atîk’te “kızıl, kırmızı yüzlü, güzel gözlü ve hoş bakışlı” diye tanımlanan Davud. -Ne tesadüf ki, anne ve çocukları da tıpkı Davud gibi kızıl, kırmızı yüzlü ve
Edebiyat
Yaz YağmuruMarguerite Duras · Sel Yayıncılık · 2008157 okunma
6/10
·137 syf.··
2024 71. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2024 09:14
Marguerite Duras ’dan okuduğum dördüncü kitap Yaz Yağmuru. Üzgünüm Duras ama bu sefer güzel şeyler söyleyemeyeceğim. Yazarla ilk kez bir tren yolculuğunda yazmak kitabı ile tanıştım. Yazmak eylemi üzerine daha güzel konuşulamazdı sanırım. Sevgili ve Hiroşima Sevgilim kitapları da ben de yer yer Annie Ernaux okuyormuşum hissi bırakmıştı. Fakat bu kitap diğer üçüne hiç benzemiyor. İki kardeşin öyküsü ve bir ensest ilişki var. Ama ortada en ufak bir vurucu detay yok. Bu temayı Agota Kristof’un Büyük defter ve Dün kitaplarındaki temaya benzettim, ama ucundan kıyısından. Ve asla Kristof’unki kadar vurucu bir anlatım yok ortada. Erkek kardeşin üstün zekası, kendi kendine okumayı sökmesi de Napoli romanlarındaki Lila’yı hatırlattı bana. Öykü bitti eee dedim yani? Hani hikaye bana öylesine geçmedi, öylesine bişey anlamadım ki işte boş beleş benzetmeler yapmaya çalışıyorum. Neyse, bir incelemde de boş yapsam bir şey olmaz herhalde. Yani kitap kötü demeyeyim de, bu kitapta kendime rastladığım bir kahraman yok diyeyim. Yaz Yağmuru’nu illa okuyun diyemeyeceğim ama Duras okuyun mutlaka. Hele Yazmak’ı hele Sevgili’yi.
Yaz YağmuruMarguerite Duras · Sel Yayıncılık · 2008157 okunma
Puan vermedi·137 syf.··
2022 37. kitabı
Sıradışı bir kitap. Roman olarak adlandırılıyor ama okurken bir roman mı, öykü mü, oyun mu ya da bir filmin replikleri mi var karşımızda bilemiyoruz. En azından öyle hissettim. Tabii kitabın sonunda, bu kitabın Çocuklar diye adlandırılan ve önce bir film olarak ortaya çıkan, yazarın filme aktaramadıklarını yazdığını söylediği bir açıklama ile karşılaştım. Sıradışı bir kitap. Elimdeki baskı, son baskıdan farklı bir çeviriye sahip. Kimi cümleleri anlamak için üzerinde yoğunlaşmak gerek. Son baskı elimdeki baskıya nazaran daha yalın sanırım çünkü yorumlardaki yalınlık burada yok. Sıradışı bir kitap. Konusu itibari ile sıradışı olamayacak gibi görünebilir zira konu; umursamaz bir anne ve çalışmaktan kaçınan ama okumayı seven bir babanın yedi çocuğundan en büyükleri olan Ernesto'nun; okula gitmeden okumayı bilmesi, okulun gereksizliğine, savaşın, açlığın, Tanrı arayışının, hayatın törenselliğinin, sessizliğe...karşı durmasını anlatan, kendinden bir küçük olan kızkardeşi ile olan ensest ilişkiye yorumlanacak sevgisini anlatan ve kurduğu cümleler ile dünyada nam salan birini anlatıyor. Belki de ilk bakışta da sıradışıdır bu kitap. Elimdeki baskı için söylemek gerekirse, okuyup tekrarlamak, ğzerşnde durmak gerekir.
Yaz YağmuruMarguerite Duras · Sel Yayıncılık · 2008157 okunma
8/10
·137 syf.··
Beğendi
·
2020 41. kitabı
Duras'ın yorumladığım ikinci kitabı. Farklı bir dil. Geniş zamanda anlatım. Sıkıştığında orijinal diyaloglar. Geçişler nerdeyse düşsel. Tepeden bakış tıpkı kamera gibi. Anlatıcı da zaten büyük bir senaryo yazarı olan #margueriteduras . Romanı yazmadan önce 1984 yılında 'Çocuklar' adıyla filmini yapmış. Yazması gerektiğini, bazı yerlerin sinemada anlatılamayacağını söylemiş. Vietnam doğumlu olan yazar Marguerite Duras (1914-198) 'ın çocukluğu ve gençliği Doğu'daki bu ülkede geçmiş ve sanırım bu yüzden yazımında şiirsel hava ve mistik kokular var. İşsiz, tembel İtalyan baba ile umarsız Polonyalı annenin yedi çocuğundan en büyükleri Ernesto ile Jean baş karakterler. Ülkelerinden sürüklenerek gelmiş cahil bu ebeveynlerin keşfettikleri büyük oğullarının dehasıyla başa çıkma çabaları, çocuklarını terketme hevesleri fakat yapamamaları karşısında geliştirdikleri kimi zaman kayıtsızlık kimi zaman hayata tutunma istekleri, acılar içinde yoğurulan tutkular. Ve "Acı hayatımın en önemli şeylerinden biri, Yazı sözcüğü yeterli değil.." diyebilen Marguerite Duras başrolde. Yazara ısınmaya başladım ve sanırım ACI adlı romanıyla devam edeceğim.
Edebiyat
Yaz YağmuruMarguerite Duras · Sel Yayıncılık · 2008157 okunma
1/10
·137 syf.··
2025 114. kitabı
Son dönemde okuduğum en sıkıcı kitaplardan biriydi. Kitabın konusu bir yana o kadar çok diyaloğa boğulmuş cümleler var ki bir zaman sonra içinizi bunaltmaya başlıyor. (sessizlik) Güzel şeyler yazamadığım için üzgünüm fakat her kitap size hitap edecek diye bir kural yok elbette. Mutlaka beğenenler olacaktır. Onlara iyi şanslar diliyorum...
Yaz YağmuruMarguerite Duras · Sel Yayıncılık · 2008157 okunma
7/10
·137 syf.··
2015 28. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 12 Aralık 2015 00:00
Dünyaya aldırmayan, devlet yardımı ile yaşayan bir aile, kitap okumayı çok seven, ama istedikleri kitabı almaya para bulamadıkları için vagonda yolcuların unuttğu kitapları toplayarak veya çalarak okuyan tuhaf bir anne baba, farklı çocuklar... En farklısı da Ernesto. Ernesto okula gitmek istemiyor çünkü "okulda bilmediğim şeyleri öğretiyorlar" diyor. Okumayı kendiliğinden öğrenmiş. Okula gitmeden kendi kendine bir çok bilgiye sahip bir deha, ama bu durum anne babasını endişelendiriyor, korkuyor hatta ağlıyorlar . Onların bu davranışı aslında anlaşılmaz değil. Bilmek hem de çok bilmek insanı yalnızlığa mahkum eder çoğu zaman. Toplumun bu tür insanlara karşı tutumu belli. Bir de Ernesto' nun kız kardeşi Jeanne ile olan garip ilişkisi var tabi. Yaz Yağmuru bir bakıma bu tuhaf ailenin öyküsü, özellikle Ernesto' nun. Sıradışı bir kitap, Marguerite Duras ile ilk tanışmam hem de... Bir kez okumakla sindirilen kitaplardan değil, bir süre sonra tekrar okumayı düşünüyorum.
Yaz YağmuruMarguerite Duras · Sel Yayıncılık · 2008157 okunma
3/10
·137 syf.··
2020 66. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 22 Eylül 2020 09:50
kitabı okurken sevmeyi çok denedim ama bir türlü beni mutlu etmedi kitap. yazarın kendi yazım dilinden mi yoksa çevirirken oluşan hatalardan mı bilmiyorum okumak bir noktada eziyete döndü. sırf ernestonun hayatını merak ettiğim için bitirdim.
Yaz YağmuruMarguerite Duras · Sel Yayıncılık · 2008157 okunma
5/10
·137 syf.··
2020 94. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 19 Eylül 2020 16:52
Ernesto yoksul bir ailenin çocuğudur. Ve üstün bir zekaya sahiptir. Ernesto okula gitmek istememektedir. Ernesto, kız kardeşi Jeanne ile garip bir ilişkiye sahiptir. Kitabın konusu kabaca böyle. Yaz Yağmuru, değişik bir kitap. Yazarın dili ve anlatımı sade. Ancak bazen geniş zaman, bazen de di'li geçmiş zaman kullanması biraz yadırgatıcı. Zaman geçişleri iyi olmamış. Kişilerin diyalogları da biraz zorlama geldi bana. Kitapta anne ve babanın söylediklerini bazen anlayamadım. Hem çok basit şeyler söylüyorlar gibi hem de arka planda başka derin bir şey var gibi. Velhasıl biraz sıkılarak da olsa okudum.
Yaz YağmuruMarguerite Duras · Sel Yayıncılık · 2008157 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Marguerite DurasYazar · 30 kitap
Marguerite Duras, Fransız yazardı. 1914'te Saygon yakınlarındaki Gian-Dinh'de doğdu. Fransa'ya döndüğü 1932'ye kadar çocukluğu ve ilk gençliği Vietnam'ın çeşitli bölgelerinde geçti. Felsefe ağırlıklı lise diploması aldı; hukuk, matematik ve siyasal bilimler alanlarında öğrenim yaptı. 1943'te ilk kitabı yayımlandı: Les Impudents (Saygısızlar). Aynı yıl Direniş Hareketi'ne katılıp François Mitterrand'la aynı hücrede çalıştı. 1944'te kocası Robert Antelme tutuklanıp toplama kampına yollandı. Bu dönemi daha sonra La Douleur (Acı) adlı kitabında anlatacaktır. Aynı yıl Fransız Komünist Partisi'ne üye oldu; 1950 sonlarında partiden ayrıldı. 1955'te yayımlanan Le Square (Alan) adlı kitabı "alt-konuşma" tekniğine çok yakın bir yazı cinsinin doğuşuna damgasını vurdu. 1955-60 arasında Cezayir Savaşı ve De Gaulle rejimine karşı mücadele verdi. Makale ve röportajlarında toplumun dışına atılmış insanlarla ilgilendi (örneğin "Orange'lı Nadine", [Yeşil Gözler, Metis, 1990). 1958'de yayımlanan Moderato Cantabile'nin tirajı beş yüz bini buldu. 1959'da senaryosunu yazdığı Hiroshima mon amour (Hiroşima Sevgilim) Alain Resnais tarafından filme alındı. Tiyatrodaki ilk başarısını 1965'te sahneye konan Une Journée Entière Dans les Arbres (Bütün Gün Ağaçlarda) piyesiyle yaşadı. 68 olaylarına etkin olarak katıldı, Öğrenci-Yazar Eylem Komitesi'nde yer aldı. 1969'da ilk filmini çekti: Détruire dit-elle (Yıkmak, Dedi Kadın). Bu dönemle birlikte ve özellikle 1970'te L'amour (Sevgi) adlı kitabının yayımlanmasından sonra yazısı sinemanın hizmetine girdi; metinlerinin başlığında "metin-tiyatro-film" ibaresi görülmeye başladı. 1975'te India Song'u çekti. Bu filmde "metin dışı sesler" ilk defa bu kadar ağırlığını hissettiriyordu. 1980 yazında yeniden edebiyata döndü. Bu dönemin ilk kitabı L'été 80'dir (80 Yazı). 1982'de Ölüm Hastalığı (La Maladie de la mort), 1983'te Sevgili (L'amant) yayımlandı. Bunları 1987'de Emily L., 1990'da La Pluie d'Eté (Yaz Yağmuru) izledi. Duras, Ekim 1988-Haziran 1989 arasını hastanede koma halinde geçirdi.