Yalnız görülmemiş olanı görmek değil, anlaşılmayanı anlamak da gerekiyordu. En güç olanı da buydu. Çünkü insan çoğu hallerde her şeyi baba ve dedelerinden miras kalan, alışılmış eski ölçülerle ölçerdi. Yeni bir şey görünce, onda eskiyi arar, bulamayınca da şaşırır, gördüğünü anlamazdı. Bir zamanlar Mısırlılar, dünyada kendi ırmaklarından başka ırmak yok sanırlardı