Fatma Yılmaz

Fatma Yılmaz
@evasense
ÇOK ÇOK GÜZEL
Ayıplı Tefeci Yankel D, o akşam bebeği evine götürdü. "Geldik" dedi. "İşte ön basamak. İşte burası. Bu, senin kapın. Ve işte bu tuttuğum da senin kapının tutamağı. Ve işte, eve geldiğimizde ayakkabıları buraya koyarız. İşte, ceketlerimizi buraya asarız." Bebek anlayabilirmiş gibi, asla yüksek ses veya tekli heceler ve saçma sapan sözcükler kullanmadan konuştu. "Seni beslediğim bu şey süttür. Süt, bir gün tanışacağın sütçü Mordehay'dan gelir. O da sütü inekten alır. İnek, düşündüğünde çok tuhaf ve asap bozucu bir şeydir, o yüzden inek üstüne fazla düşünme... Yüzünü okşayan bu şey, benim elimdir. Bazı insanlar sağ elini, bazıları sol elini kullanır. Sen hangisisin henüz bilmiyoruz çünkü orada öylece oturup işleri bana bırakıyorsun... " "Bu, benim kalbimdir. Sen ona sol elinle dokunuyorsun; bunun nedeni solak olman değil, ki öyle çıkabilirsin, sol elini tutup kalbime bastırmamdır. Şimdi duyduğun benim kalp atışlarımdır. Beni hayatta tutan budur."
Sayfa 51 - Siren Yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Babalarımız Olduğumuz Düşü"
Nedenini bilmeden Brod'a yürüdüm ve sudaki yansımama baktım. Gözlerimi alamadım. Beni peşinden sürükleyen o imge neydi? Neydi o sevdiğim? Derken tanıdım. Çok basit. Suda babamın yüzünü görmüştüm ve o yüz, karşısında kendi babasının yüzünü görmüştü; vesaire, vesaire diye zamanın başına dek yansıyarak imgesinden yaratıldığımız Tanrı'nın yüzüne vardı. Kendimize aşkla yandık; bizler, hepimiz, biz ateşi başlatanlar çektik o aşkı ve aşkımızın ıstırabının tek devası gene aşkımız oldu...
Sayfa 49 - Siren Yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat
1791 ' den...
Kasabanın yüz küsür sakini çoktan toplanmış, ne bilip bilmediklerini tartışmaya koyulmuştu. Vatandaş ne kadar az biliyorsa o ölçüde inatla tartışıyordu. Alışılmadık bir yanı yoktu bunun. Daha bir ay önce, çöreklerin ortasındaki deliği tıkamanın çocuklara daha iyi bir mesaj verip vermeyeceği sorusu üzerine tartışılmıştı... Zamanın başlangıcından -her ne zamansa o- artık ne zaman bitecekse o zamana kadar sorular... Küllerden? Küllere?
Sayfa 19 - Siren Yayıncılık·Kitabı okudu
Edebiyat
Ayın ilk Şabatında...
Hatıralar. Hatıralar ve çoğalma. Ve elbette, düşler. Düşlerimizi yorumlamazsak neden uyuyalım veya uyanıklığımızı yorumlamazsak neden düş görelim? Çemberler çemberi! Düşler, değil mi? Hayır mı? Evet.
Sayfa 46 - Siren·Kitabı okudu
Edebiyat