Umarım içinizdeki görmezden gelinen, farklı sese kulak verirsiniz. Çünkü insan yüreği, ölmek istediğinde bile, çoğu zaman, bir yandan tteokbokki de yemek ister.
Fakat bunu düşündüğüm gibi aklıma başka bir fikir daha geldi: Işık ve karanlık aynı şeyin birer parçası. Hayatımız boyunca bir mutluluk bir mutsuzluk deneyimleriz, dans edercesine. O yüzden pes etmeyip devam ettiğim sürece, gözyaşlarıyla da kahkahayla da dolu anlar yaşayacağım kesin.
Bu yüzden bu kitap cevaplarla değil, bir dilekle bitiyor. Sevmek ve sevilmek istiyorum. Kendi canımı yakmayacağım bir yol bulmak istiyorum. İşlerin kötüden çok daha iyi olduğunu söyleyebileceğim bir hayat istiyorum. Başarısız olmaya devam etmek ve yeni, daha iyi yollar keşfetmek istiyorum. İçimdeki duygu gelgitini, hayatın ritmi olarak görüp onun keyfini çıkarmak istiyorum. Devasa karanlığın içinde yürüyüp uzun süre altında durabileceğim bir parça gün ışığını bulabilen türden biri olmak istiyorum.
Bir gün olacağım da.
Ne mi diliyorum? Sevmek ve sevilmek istiyorum. Şüphe duymadan, rahatlıkla. Bu kadar. Düzgün bir şekilde nasıl seveceğimi ve sevileceğimi bilmiyorum, bu da bana acı veriyor.