Herkesin kendi doğruları vardır elbette ve herkesi kendi doğruları doğrultusunda dizayn etmeye çalıştığı bir toplumda hakim olan şey düzen değil, kaos olur. Doğru olduğuna inandığın şeyi yapmak, bizimle ne kadar temas halinde olduğunu tespit edip ortaya çıkacak olan durumun sonucunu kestirebilecek, öngörebilecek bir biçimde olmalıdır. Her doğru ona inanana ait değildir. Bazı doğru olduğuna inanılan şeyler vardır ki, bunlar başkalarının kendince doğrularıdır. Ve bu doğrular bir yerde duyulan ve deneyimlenmiş düşünceler olabilir. İşte burada bu ayrımı yapmak gerekiyor. Bilimsel aklın konuya yaklaşımı budur aslında.