Seslenileni, anlamı öldüremeyen, sesi ve sesin sahibini öldürmeye kalkar.
Halbuki: Bu bir Herod yanılgısıdır. Ses de, Sesin Sahibi de öldürülemez. Olsa olsa Elçi öldürülebilir. Ama elçi öldürmek ne şerefsizlik!
Süleyman'ın çağı da, anlayan, bilen, duyan, kavrayan, sezen, fark eden insan ve uygarlık ruhu için, mutlak bir meseldir: Baharın bir gün biteceğini, günün döneceğini hiç unutmaması için, insanın ve uygarlığın...
Kendi kudretine tapan hiç bir kişinin unutamayacağı ve narsisizmle dolu hiç bir kavramın hesaba katmaktan yakasını kurtaramıyacağı kader ironisidir, Hazreti Musa'nın Firavun'un sarayında büyümesi.