Mine

Bazen Müslümanlara mağlubiyet de verilir. Bakalım kimler bu dini bırakıp gidecek? Kimler cihat edecek, kimler cehdedecek, sabredecek? Nitekim bir ayet sonra şöyle buyruluyor: “Allah, içinizden cihat edenleri ve sabredenleri ortaya çıkarmadan, cennete gireceğinizi mi sandınız?”
Sayfa 162 - Dervişan bölümünden·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam
Allah-u Teâlâ hazretleri, bazen müminleri galip kıldığı gibi, bazen de kâfirleri galip eder ki, gayba iman hikmeti tahakkuk etsin; iman icbari olmasın. Anlaşılıyor değil mi? Çünkü her zaman ehl-i iman galip olsa, kesin bir ilim meydana gelecek ve herkes mecburen iman edecek.
Sayfa 162 - Dervişan bölümünden·Kitabı okudu
1000Kitap
Sure-i Muhammed’de Mevla Teâlâ şöyle buyuruyor: “Allah dileseydi o kâfirlerden intikamını savaş yapmadan da alırdı. Fakat sizi birbirinizle imtihan ediyor.” Şimdi anlaşılıyor mu mesele? Allah galiptir. Allahın dini galiptir. Ama biz imtihan ediliyoruz. Bu ince meseledir. Yani Mevla Teâlâ, galibiyeti, gerek Müslüman gerekse kâfir, her iki fırka arasında devrettirmiştir. Bu noktaya dikkat etmek lazım. Nitekim sure Âl-i İmran’ın yüz kırkıncı âyet-i kerimesinde şöyle buyrulmaktadır: “Ve tilkel eyyâmu nüdâviluhê beyne’n nâsi.” Yani biz o galibiyet günlerini insanlar arasında döndürürüz.
Sayfa 161 - Dervişan bölümünden·Kitabı okudu
1000Kitap
Yani şeriat ve tarikat hep ilim ve edepten ibarettir. Hakikat ancak ilim ve edeple bulunur. Her şeyin başı edeptir. Edepsiz olursa, akıl da bir işe yaramaz, gönül de… Edepsiz olursa, siyaset de bir işe yaramaz, tarikat de… Edebiyle, usûlüyle erkânıyla olduktan sonra, akıl da makbüldür, gönül de… Edebiyle, usûlüyle, erkânıyla olduktan sonra, tarikat de makbüldür, siyaset de…
Sayfa 159 - Dervişan bölümünden·Kitabı okudu
1000Kitap
“Ahmed bin Âsım hazretleri buyurdular ki İhlâs ol nesnedir ki, amel-i salih edesin, fakat seni o amelle yâd etmelerini ve ulu tutmalarını gönlünden geçirmeyesin… İhlâs ol nesnedir ki, Allah’tan başka hiç kimseden hiçbir şey ummayasın… İhlâs ol nesnedir ki, amel-i salih edesin ve bilesin ki ne yeryüzünde ne gökyüzünde, Hakk’tan gayrı o ameli gören kimse yoktur; fırsat ve ganimet olarak da birkaç günlük ömrün kalmıştır…”
Sayfa 156 - Dervişan bölümünden·Kitabı okudu
1000Kitap
Reklam