augustine

Yapımın yarısına gelmiştim ki ne inşa ettiğimin farkına vardım: bir sığınak. Bana canlılıktan kaçtığım evimi hatırlattı fakat aynı zamanda madalyonun diğer yüzünü gördüm ve evimin beni elinden geldiğince hayatta tuttuğunu anladım. Sadece hayatta da değil, mutlu. Evi suçlayamazdım.
Sayfa 184·Kitabı okudu
Reklam
Sadece hayatımda olmak isteyen insanları umursuyorum. Rufus gibi. Biimle aynı odayı paylaşmayı bırakmak istemediği için bize açılırken ne kadar gergindi, hatırlıyor musun? İşte o, hayatımda olmayı isteyen biri. Ben de onun hayatında olmak istiyorum. Ne kadar hayatı kaldıysa.
Sayfa 178·Kitabı okudu
Sonra Malcolm, Tagoe ve Aimee hayatıma girdi. Plüton'lar olduk, ki bu tam da ihtiyacım olan arkadaşlıktı: kaybolmuş ama bir süre bulunmamaktan memnun.
Sayfa 160·Kitabı okudu
Rufus dünya çizimini cebine koydu. "Gitmeye hazır mısın?" Yerimden kalkmadım. "Ayağa kalkmak, gitmek demek," dedim. "Evet," dedi Rufus. "Gitmek, ölmek demek." "Hayır, gitmek ölmeden önce yaşamak demek. Hadi."
Sayfa 127·Kitabı okudu
Haklıydı. Bunu kendime ben yapıyordum. Kendimi tutuyordum. Daha uzun bir hayatı garantilemek için yıllardır güvenli bir yaşam sürüyordum ve bunun beni nereye getirdiğine bir bakın. Bitiş çizgisindeydim ama yarışta hiç koşmamıştım.
Sayfa 125·Kitabı okudu
Reklam