youtu.be/tUDjU4ygVew?si=... Sometimes I just wanna run away Run away Run away I only wanna disappear Far from here Away from everyone Before I come undone The time has come The time has come Bazen kaçıp gitmek istiyorum Kaçıp gitmek Kaçıp gitmek Sadece yok olmak istiyorum Buralardan çok uzağa Herkesten uzağa Daha işim bitmeden Zaman doldu Zaman doldu
Müzik
you’re not meant for everyone, and that’s completely okay. ᯓ
Hiçbir nezaket eyleminin, hiçbir çabanın ve hiçbir iyi niyet hareketinin, eğer bunu yapmak onların kalbinde değilse, birini sizin gibi yapamayacağını zor yoldan öğrendim. İnsanların kalplerini ortaya çıkarmak için farklı tercihleri, deneyimleri ve anahtarları vardır. Birinin sizin anahtarınızın olmaması, kalbinizin kırıldığı veya eksik olduğunuz anlamına gelmez. Bazı insanlar onaylamasa bile hala sensin - güzel, kibar ve değerli.
Hayata Dair
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Teknoloji Dünyası Nasıl Kötücül Hale Geldi?
🔥Bir zamanlar halka güç veren karşı kültür idealistleriydiler. Bugün ise açgözlü tekelciler haline geldiler. Devlet tarafından herhangi bir şekilde dizginlenmektense demokrasimizi yok etmeyi tercih edecek durumdalar. Ve durdurulmaları gerekiyor. I. Şu Deccal Saçmalığı Amerikan teknokrasisinin yükselişini yirmi ikinci yüzyılda inceleyecek tarihçiler, bu dönüşümün zirvesini Peter Thiel’in Eylül ve Ekim 2025’te San Francisco’daki Commonwealth Club’da verdiği dört konferansta bulabilir. Thiel’in serveti 29 milyar dolar. Kendisi veri madenciliği devi Palantir’in yönetim kurulu başkanı ve PayPal’ın kurucularından biri. Bu tarihçiler, Amerikan teknokrasisinin garajlarda tuhaf icatlarla uğraşan, Whole Earth Catalog okuyan neşeli tiplerden Philip K. Dick kehanetlerini hayata geçiren karanlık oligarklara dönüşümünü izlerken, o dört konferansa özel bir yer verebilir. Konferansların konusu Deccal’di. Thiel şöyle açıklıyordu: “On yedinci, on sekizinci yüzyılda Deccal, bir Dr. Strangelove olurdu; bu türden kötü, çılgın bilim yapan bir bilim insanı.” Thiel konuşurken dışarıda onlarca protestocu yürüyordu. Bazıları şeytan kostümü giymişti. Ellerindeki pankartlarda “Son Yakın / Palantir Yoldur / Thiel Yolu Gösteriyor” gibi ifadeler yazıyordu. Thiel devam etti: “Yirmi birinci yüzyılda Deccal, bütün bilimi durdurmak isteyen bir Luddit’tir. Greta ya da Eliezer gibi biridir.” Greta, İsveçli iklim değişikliği aktivisti Greta Thunberg’di. Eliezer ise Berkeley merkezli yapay zekâ eleştirmeni Eliezer Yudkowsky’ydi. __Sınıf savaşı bundan daha zıvanadan çıkmış hale pek gelemez. Amerikan plütokrasisi hakkında ne derseniz deyin, ekonomik çıkarını nadiren dinî bir zorunluluk olarak çerçeveler. Ama Silikon Vadisi daha masum günlerinde bile büyüklenmeye yatkındı. Yalnızca yeni bir
Makale|Yazı
FREAKS
Don't kill me Just help me run away From everyone, I need a place to stay Where I can cover up my face…
Herkesin beğeneceği bir kişiliği zorla yaratmak, sizi gerçekten olduğunuz gibi sevecek insanların, üzerinize yığdığımız tüm o gereksiz şeylerin altında sizi bulamaması anlamına gelir. Daha az dürüst, daha az doğal, daha az kendiniz olursunuz ve bu nedenle derin ve anlamlı ilişkilerle ödüllendirilmezsiniz. 2004 yılında yapılan bir çalışma bunu romantik ilişkiler bağlamında göstermiştir. İnsanlar birinin samimiyetsiz davrandığını anlarlar ve bu yakınlık için bir engel haline gelir çünkü gerçek samimiyet kırılganlık gerektirir ve kırılganlığın temelinde de samimiyet yatar. İnsanların sizi sevmediğini kabul etmek, aslında hayattaki çok daha derin bir gerçeği kabul etmek demektir: Her şeyi kontrol edemezsiniz ve bunu yapmaya çalışarak değerli zamanınızı boşa harcarsınız. Bu zamanı yan işlere ayırabilir, hayallerinizi gerçeğe dönüştürebilir, olmak istediğiniz kişi olabilirsiniz. Şu soruyu sormaya başlayın: Herkesi seviyor muyum? Eğer herkesin sizi sevmesini istiyorsanız, herkesi sevmeniz de adil olur gibi görünüyor. Bu düzenlemeye razı mısınız? Dürüst olmak gerekirse, herkesin en sevdiğiniz kişi olduğunu söyleyebilir misiniz? Hayır. Ve bu onların sorunu mu? O da hayır. Tıpkı sizin bu insanlar hakkındaki görüşünüzü değiştirmek zorunda olmadığınız gibi, başkalarının da sizin hakkınızdaki görüşlerini değiştirmek zorunda değiller, çünkü başkalarının onayına ihtiyacımız yok. Sevilmeme korkunuzun, kendinizde zaten sevmediğiniz şeyleri nasıl yansıttığını fark edin. “Onlar beni seviyor mu?” diye düşünmek yerine, “Ben onları seviyor muyum?” diye düşünmeye odaklanmalısınız. Öncelikle korkularınızı ve endişelerinizi biraz sorgulamanız gerekiyor: Onların görüşü neden sizinkinden daha önemli? Bu nereden başladı? Birinin sizi sevmemesi sizi neden korkutuyor? Okulda dışlanmış
Substack
I’ve realized that if I want to protect my peace, I need to stop sharing everything.. my plans, feelings, next move. Some things last longer when they stay private. Not everyone needs access to what matters to me. Deep down, I already knew, experience just proved it.🙌🏻
1000Kitap