Uzun uzun tavana baktı, sonra gözleri, berrak gözleri benimkileri aradı. Gözlerini kaçırmayan insanlarla konuşmayı oldum olası sevmişimdir. Bir güven, emniyet hissi verir.
İnsanlarla kendimizin bir versiyonuyla tanışırız ve eğer şanslıysak, birbirimizin tamamen başka birine dönüşmesini izleyecek kadar uzun süre birlikte kalırız. Bence bu, insanları sevmenin en
Yirmi üç yaşındaydım, sinema okuyordum, yazar olmak istiyordum… ve başarılı olmak için çok çalışmanın yeterli olacağını sanıyordum.
Çok çalışacaktım, başaracaktım ve beni ezmek isteyen dünyaya ne kadar harika olduğumu gösterecektim sonunda. Hayatımı ve yazarlığı romantize etmeye bayılıyordum. Her şeyi planlamıştım kafamda.
Başarı sizi yenilmez kılmaz, sevgi kılar. Ama ben o zamanlar ikisinin aynı şey olduğunu düşünüyordum. Önemli biri olmak istiyordum. Tanınan ve sevilen biri… ve bu da yetmezmiş gibi, bir de üstüne çok güzel olmak istiyordum.
SUBSTACK/ Zeynep Alpaslan- May 14
Kaynak: open.substack.com/pub/pattikahvey...
… belki de bazı hayatlar gerçekten önce gerçeklikte değil, insanın inatla vazgeçmeyen zihninde doğuyordur. (franz kafka)
bazen insanın hayatını değiştiren şey, herkesin saçma bulduğu bir düşünceye
Çok uzun zamandır hazır hissetmeyi bekliyoruz. İçimizdeki her şeyin nihayet yerine oturduğu, kim olduğumuzu, ne istediğimizi, ne için yaratıldığımızı tam olarak bildiğimiz sakin bir sabahı