Bu dünyada ne varsa bir evetle başladı. Bir molekül bir başka moleküle evet dedi, böylece yaşam doğdu. | Clarice Lispector
İnsan ve Hayat
Boşuna değil yaşam: şefkat var, elma var, inanç var evet, şakayık durdukça yaşamalı..”
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
evet, kusursuz bir kuşkucuyum.
MÜSLÜMANLARI İMÂM GAZALÎ Mİ GERİ BIRAKTI?
"Evvelâ, âyetin mânâsı ayrıdır ve o mânâların efradı ve mâsadakları ayrıdır. İşte, o küllî mânânın müteaddit efradından bir ferdi bulunmazsa, o mânâ inkâr edilmez." Lem'alar'dan. Geçtiğimiz günlerde İhsan Fazlıoğlu Hoca'nın Soruların Peşinde'sini okudum. Maşaallah. Pek istifade ettim. Hassaten İmâm Gazalî rahimehullaha dâir yapılan tezvirata ilzâm edici cevaplar vardı. Evet. İhsan Hoca "Bilimde geri kalmamızın sebebi Gazalî'dir!" iddiasını gayet müşahhas verilerle yeriyor. Bunun oryantalistlerden ezber edilmiş bir dogma olduğunu belirtiyor. Hakikatteyse ilmî alanlarda yapılan çalışmaların zirve dönemlerini İmâm Gazalî rahimehullahtan sonra yaşadıklarını beyân eyliyor. Buna dâir deliller irâd ediyor. Alıntı yaparak uzatmayayım. Konu derindir. İlgilisini kitaba dâvet ederim. Zâten ne kadar iktibas yapsak Süreyya'ya sera nisbetinde kalacaktır. Hem, kitapta, zikrettiğimden başka pek çok hazine de bulacaklardır. Ben de bu vesileyle, İmâm Gazalî rahimehullahın, Batı'dan iktibas edilen felsefeye/felsefecilere yaptığı tenkidlerle bizi/dinimizi nasıl bir tehlikeden daha koruduğunu naçizane beyân etmek isterim. Elbette alanın uzmanı değilim. Benim tesbitim okuduklarımdan çıkarttığım nisbetledir. Efendim, şöyle bir yerden başlayayım: Bilim Tarihçileri Batı'da başlayan "aydınlanma çağı"nın Hristiyanlığı bu kadar kötü etkilemesine rağmen Müslümanları o kadar sarsmamasını şöyle bir manayla açıklıyorlar: **Muharref hristiyanlık, Aristo bilim/felsefe yaklaşımını kendi kutsal metinlerine uygun gördükleri için, nass seviyesinde sahiplendiler. Kutsal metinlerinin kâinat yaklaşımının birebir Aristo yaklaşımı olduğunu savundular. Zâten o dönemin hâkim bilimsel yaklaşımı Aristo yaklaşımı olduğu için karşılarında bir tenkid de yoktu. Fakat gün gelip "aydınlanma çağı" başlayınca, güvendikleri
İmam Gazali
zihin resetleme, bilinç akışı ve varoluşsallık arasında :)
günlerden bir gün yine zihin restelerken buluyoruz kendimizi. gönül isterdiki noktalamasyonlu olsun ama attila ilhanı öne sürürp bilnç akışı yapacağımı düşnerekekten akışına bırakıyorum. zaten en sonda nerede sonuçlanacak bu yazı onu da ön göremiyorum. gelişigüzel artık. hep derim ya yazmasam çıldıracaktım minvalindeyim sait faik misali. ama yazınca da her şey gözümün önüne geliormuş ve hepsini yazmam gerekiyormuş gibi hisssediyorum ve ne yazıkki beynimdeki düşünceler ile elimin sürati aynı değil. o yüzden hep bir yerlerde bir şeyler eksik de ona ulaşamıyormuş gibi hissediyorum. orhan velinin anlatamıyorum un vücüt bulmuşundan hallice. BİR YER VAR HER ŞEYİ SÖYLEMEK MÜMKÜN EPEYCE YAKLAŞMIŞIM DUYUYORUM ANLATAMIYORUM. tamam ya aynı bu dizeler gibi şu an. ne zamandır yok olan bir neşe var bende her ne kadar dışarıya yansımasa da ve üni ikideki tamarayı çokça özlüyorum. idealleri, hayalleri, sınırları, neşesi, çalışkanlığı olan tamarayı. kendi bölümünü sevmese de dersler ilgisini çekmiş kendine harika bir hayat kurmaya çalışan tamarayı. dernekte aktif ama insanlarla arası iyi olan birçok dile hakim olup çevrede vay bee çok kültürlü denen tamarayı. ha şu an geçen iki seneye nazaran inanılmaz toparlanmış vaziyetteym o ayrı çok şükür. hele su an yavaş yavas o enerjiye dönmeye başlamış olmak inanılmaz harika bir hissiyat. tek istediğim önceden gözlerimin içinde olan o gülmsemeyi geri getirmek. tüm çabam tüm gayem o. ve günün birinde kesinlikle geri gelecek buu da biliyorum. sadece zamanı bekliyoruz sanırsam. ya bir diğer mesele de mezun olmuş olmak (henüz olamadı hala alttan dersim var bitane lanet olası okuma ma neyse) çok normal bir olay aslında bakarsak olması gerekiyor ama psikolojik olarak böyle ağırlığı olacağını bilmiyordum. tam yetişkin olma fikri beni çok korkutuyor.
Hmm
Evet arkadaşlar parsin hesabında defne varmış kurban bulundu kendisine ss at dememe rağmen atmadı çünkü parstan ben ss almıştım ve onun korkusundan ss atamadı attı ama kırptı ve kırpma dedim bu sefer konu değiştirip uzayı onun yerine nehir adlı şahıs atti ve ikisinde aynı hesapta ve tahminime göre sizi yürütüyorlar ikisi birlikte size ss atacağım bir kaç tane anlayacaksınız ne demek istediğimi ilki Nehir’in ikincisi parsin üçüncüsü defnenin attığı ss ler beni engellediler korkudan “gördüğünüz üzere iki ve üç aynı telefon