Evin

Evin
@evinndemir
⧗ 𓇼 ♡⋆.˚ 𓆉 𓆝 𓆡 ☼⧗
335 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Tüm duygular "yıkılmaya, yok olmaya, solmaya, durmaya mahkûmdur."
Duygusal ıstırabımız işlerin olduğundan farklı olması arzumuzdan kaynaklanır. Şu anda ne olduğu gerçeğine ne kadar direnirsek, o kadar çok acı çekeriz. Acı, gaz halindeki bir madde gibidir. Onun orada özgürce olmasına izin verirseniz, sonunda kendi kendine dağılacaktır. Fakat acıya karşı savaşır ve direnirseniz, onu sınırlı bir alana sıkıştırırsanız ki bir patlama olana kadar basınç artacak ve artacaktır. Acıya gerçekten direnmek, kafanızı gerçekliğin duvarına çarpmaktır. Bilinçli deneyiminizde acının ortaya çıktığı gerçeğine karşı savaştığınızda, acının üzerine öfke, hayal kırıklığı ve stres duygularını yığarsınız. Bu sadece acınızı şiddetlendirir. Gerçekte bir şey meydana geldiğinde, şimdiki anda bu gerçekliği değiştirmek için yapabileceğiniz hiçbir şey yoktur. Bu işler böyle. Bu gerçeği kabul edip etmemeyi seçebilirsiniz, ancak gerçeklik her iki şekilde de aynı kalacaktır.
"Beden aklının uyumasına izin verir. Ve ruh aklıyla bedeninden çıkar ve acıyı görür, hissetmek yerine. Beden aklı, yalnızca beden acısını hisseder. Ruh aklı yalnızca ruh acısını. Bu yüzden bıraktım, beden aklım uyusun."
İnsan ruh aklını güçlendirirse beden aklını ve bedenini kontrol edebilir.