Hayatı deneyimlemek öğrenim açısından bir kayıp değildir. Bakmayı bilen bir göz baktığı her yerden bir şey öğrenir. Yaşama dair meşguliyetler, hayatı ciddiyetle gözlemleyenler için boşa giden vakitler değildir.
Kendimiz hakkında iyi hissetmek için mükemmel olmamız ve mutlu olmak için hayatımızın belirli bir şekilde olması gerekmez. Her birimiz, sadece sürekli ortaya çıkan deneyimimizle hem şefkat hem de takdirle ilişki kurarak dayanıklılık, büyüme ve mutluluk kapasitesine sahip olabiliriz.