“Onun için aşk, bir insanın uğruna bütün hayatını verebileceği, her şeyi göze alabileceği bir şeydi, evet. Ama hayatta da bir kere olurdu ancak.’’
Masumiyet Müzesi
Fıkra gibiydi bu toplum, acımsı bir fıkranın, konuşanın diline verilen değerden ötürü dudak arasıyla tiksinerek, baskının verdiği keyifle iğrenilen bir fıkraya gülmekti bu toplum.
Her bir beşer bazen bir fıkracı, bazen de bir fıkraydı.