Evliliğin bu yönünden kimsenin bahsetmemesi ne tuhaf. İnsanlar, bir çiftin birbirlerine anlatacak hikayeleri kalmadığında son kullanma tarihlerinin dolduğunu sanıyorlar.
"Güzel ve Çirkin" hikâyesi, evlilik bağıyla bir araya gelen iki kişinin çözmesi gereken uyumsuzlukları ele alan, neredeyse her kültürde bilinen bir hikâyedir. "Güzel ve Çirkin," aşkın fiziksel görünüşü geri plana atan gücünü sergileyen tipik bir aşk hikayesi olduğu için övülmüştür. Ancak pek çok açıdan kadınların evlilikle ilgili kaygılarını ortaya koyma fırsatını bolca barındıran bir konusu vardır ve bir zamanlar yaşlı erkeklerle anlaşmalı evlilikler yapan genç kızların korkularım yatıştırmak için anlatılmış olabilir. Anlaşmalı evliliklerin istisna değil kural olduğu kültürlerde bu hikâye, kadınları kendi arzularını gizlemeye ya da zenginliği başka isteklere tercih etmelerini gerektiren bir bağlılığa hazırlayan bir hikâyedir.
"Evlilikteki mutluluk tamamen şans işi. İki tarafın eğilimlerinin önceden çok iyi bilinmesinin ya da birbirlerine çok benzer olmalarının mutluluklarına en ufak bir etkisi yoktur. Daha sonra mutsuzluktan nasiplerini almaya yetecek kadar farklılaşmaya devam edip dururlar; ömrünü beraber geçireceğin kişinin kusurlarını ne kadar az bilirsen o kadar iyidir."