Bu erkeklerin saçma özgüvenlerini de anlamıyorum. Canım iyisin hoşsun da ne kadar hoş olursan ol dünyada senden başka erkek mi yok? Bu afralar tafralar neyin nesi? Ben gencim güzelim senin yanında. Ben niye senin peşinden koşayım, sen koşacaksın beni kaybetmemek için. Kaybedersen de eyvallah, biri gider biri gelir. Ya da hiç gelmez, yalnızlık da güzel şey doğrusu. Kafa rahat.
Şartlar ne olursa olsun, eşler arasında güven ve dayanışma varsa, o evlilikte saadet vardır. Kocanın karısına sırt döndüğü bir evlilik iki taraf içinde işkenceden başka bir şey değildir...
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Uzun bir yanılgı ve kötü tecrübeler sonucunda, "her erkeğin aynı olmadığı" düşüncemin hala arkasındayım, biz kadınlar çok doldurulduk, gerek medya gerek etrafımızdaki kötü evlilik tecrübesi yaşayan kadınlar, hep erkeklerin aldattığı, çok sevse de evlendikten sonra değiştiği, bambaşka biri olduğu düşüncesiyle tohum ekildi kafamıza. Narin kalplerimizle de hep yanlış kalplerde kaba davranışlara maruz kaldığımızdan hepsini aynı kefeye koymamız bizim eksik bilgimizden ve dürüst erkeklerin düşüncesini belirtemeyişinden, bissürü güzel örnek varken biz hep kötüleri duyar olduk, liseyi aşk şiirleri, aşkından divane olmuş şairleri okuyarak, dizilerden filmelerden gördüğümüz yıldırım aşkları, sokak ortasında çarpışıp bir anda aşık olacağımız aşklara aldanıp inandık, fakat hayatın gerçekleri ve kötü tecrübeler ve hayatın gerçekleri bir tokat gibi vurulduğu için yüzümüze, hep başka şeyler bekledik, iki cinsiyet de birbirine hem çok muhtaç hem de düşman gibi davranıyor, ne kadın erkeğe ne erkek kadına güvenebiliyor, kötülere bir şey olmuyor da olan bize oluyor bir ayraç gibi kitapların arasına sıkışıp kaldık, kötü yazılmış bir kitap yüzünden tüm kütüphaneyi mühürlemek doğru mu?
Şunu açıkça söyleyebilirim ki bugün birçok Müslüman kendi yuvasını kurmuş, evlenmiş, çocuk sahibi olmuş; fakat aynı insanlar, evlilik çağını geçmiş salih gençlerin ve hanımların hâlini görmezden geliyor. Özellikle bazı Müslüman kadınlar, ilmi bir araç olmaktan çıkarıp hayatlarının nihai gayesi hâline getirmiş durumda. Bir kitaptan diğerine, bir dersten diğerine koşarken yıllar geçiyor; yaş otuzu, otuz beşi buluyor, fakat evlilik ne gündemlerinde yer buluyor ne de bir hedef olarak görülüyor. Halbuki ilim, insanı Allah'ın rızasına ulaştıran bir vasıtadır. İnsanı fıtratından uzaklaştıran, aile kurmayı değersiz gösteren veya sürekli erteleyen bir meşguliyet değildir. Daha da acısı, salih/a eş arayanlara aracılık etmek, insanları helal dairede buluşturmak gibi bir sorumluluğu dahi üzerine almak istemeyenler var. Herkes kendi dünyasına çekilmiş, ümmetin bu yarasına sırtını dönmüş durumda. İffetini korumaya çalışan gençlerin yalnız bırakıldığı, evliliğin zorlaştırıldığı, insanların birbirine vesile olmaktan kaçındığı bir ortamda kimsenin kendisini tamamen mesuliyetten uzak görmemesi gerekir. Çünkü bazı ihmaller vardır ki dünyada unutulsa bile ahirette unutulmaz. bazı haklar vardır ki sahipleri kıyamet günü gelip onları ihmal edenlerin yakasına yapışır.
Hayırlı bir eş; sadece dünyayı paylaşacağın bir insan değildir. O, seni Rabbine yaklaştıran, imanın zayıfladığında elinden tutan, düştüğünde duasıyla kaldıran en kıymetli yol arkadaşıdır. İslami bir yuva; sadece dört duvar arasında kurulan bir ev değil, Kur'an'ın okunduğu, sünnetin yaşandığı, sabrın, merhametin ve güzel ahlakın filizlendiği bir rahmet ocağıdır. O yuvada sevgi, Allah için sevilir; kırgınlıklar affedilir, mutluluklar şükürle çoğalır, imtihanlar ise tevekkülle karşılanır. Ne malın çokluğu ne de dünyanın süsü gerçek huzuru getirir. Asıl huzur; aynı kıbleye yönelen, aynı duaya "âmin" diyen, birlikte cenneti hedefleyen iki kalbin bir araya gelmesindedir. Rabbim, bizlere birbirini yalnızca seven değil; birbirini Allah için seven, birbirini hayra teşvik eden, secdelerde birbirini unutmayan, evini Kur'an'ın nuru ve sünnetin bereketiyle güzelleştiren eşlerden olmayı nasip eylesin. Çünkü en güzel yuva, Allah'ın rahmetinin üzerine indiği yuvadır. "Ve her güzel başlangıç, Allah'ın adıyla kurulan bir yuvada anlam bulur." — Kalemimden ✍🏻
Bence evlenmeden bekar kalınarak da yaşanılabilir, illa güzel yanları vardır ama kafa dengini bulunca da hayata yeniden gelmiş gibi hissedersin, hayat her türlü güzel ama mutfakta bulaşıklara yardim edecek, ve işten gelince kapını açacak bir partnerle yaşamak daha guzel olur gibi