Puan vermedi·
____Vadideki Zambak 100. Sayfaya geldim Henriette, kendi mutluluğundan ve aşkından vazgeçerek, mutsuz bir evlilikte bile ailesine ve çocuklarına sadık kalan bir kadın sembolü.. Felix’in aşkı sadece fiziksel değildir çocukluğunda görmediği anne şefkatini Henriette’de arayarak ruhsal yaralarını sarma çabasında olan bir genç. Henriette ulaşılamaz ve kutsaldır. Bu yüzden vadi, hem bu tertemiz aşkın yeşerdiği bir cennet hem de sınırların asla aşılamadığı bir hapishanedir. Güzel gidiyor #y:465____
Duygu ve Düşünce
Vadideki ZambakHonore de Balzac · İmge Kitabevi · 201653bin okunma
8/10
·440 syf.·
2026 84. kitabı
Gelgit ​Başkarakterler: Sırma ve Aras ​Konusu: ​Sırma, babasının isteğiyle zorla evlendirilmektedir. Kendisi tanımadığı biriyle tabii ki evlenmek istemez. Ayrıca evlendirileceği kişi, 28 yaşında olmasına rağmen kendisini 6 yaşında zanneden ürkek bir çocuktur. Sırma ne yapsa da bu evlilikten kaçamaz. Peki karşısında beklediğinden çok farklı birini bulan Sırma ne yapacaktır? Bu evlilikte Sırma ve Aras birbirlerini sevebilecekler mi? _______________________________________ SPOİLER OLACAK! ​Öncelikle kapak tasarımından her şeyine kadar çok güzel ve ince düşünülmüş bir kitap. Çok beğendim. Kitabı bitirdikten sonra ön kapaktaki detaylar benim için daha bir anlam kazandı; kitap kapağındaki o uçurum ve orada duran küçük erkek çocuk... ​Hikayesinin farklılığı yüzünden başlamıştım bu kitaba aslında. Çok hızlı okudum, bir çırpıda bitirdim. Bazı kısımlar vardı ki oralarda olaylar kafamda tam olarak canlanamıyordu. Birden karakterler geliyor, olay garipleşiyor; buralar haricinde kitabı genel olarak sevdim. ​Aras'ın o acısı kalbimi sızlattı. 28 yaşında olmasına rağmen 6 yaşında sıkışıp kalmış bir çocuk... Hele abisi geri döndüğünde onu aynı yaşta bulsun diye 6 yaşında kaldığını öğrendiğimde içim sızladı. Oysa abisi, o büyümemesine rağmen büyümüş ve doktor olmuş. Aras gerçekten çok daha iyilerini hak ediyor. ​Sırma'ya gelirsek; babası tarafından ihanete uğramış, istemediği biriyle evlendirilmiş. Babasının bunu neden yaptığını öğrenmesine rağmen onu affetmemesi çok iyi oldu. "Kızım ölmesin" diye onu ölümden beter etmek bu. Belki Aras iyi biri olmayacaktı. Zaten babası kızını yaşatmak istemiş ama Aras'ın babasının planları bambaşka. Bunca şeye rağmen Aras'ı bırakmamasını takdir ediyorum. Umarım birlikte mutlu yaşarlar. ​Yazarımıza da bundan sonraki işlerinde başarılar
GelgitSu Akar · Juno Kitap · 202630 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Vakti Olmayanlar İçin okumaya değer bir kitap...
Puan vermedi·152 syf.·
2026 46. kitabı
Yazarın her kitabı gibi buda bilgi doluydu. Evlilikte nasıl hareket etmeli, içerisinde bizi neler bekliyor, karşımızdakine nasıl yaşlaşmalı, seçimlerimiz nasıl olmalı gibi birçok konuya değinilmiş. Yazarın anlatımı hem akışkan hemde okuduğunuz bir cümle ile o an aklınıza gelen sorunun cevabını çok kısa sürede bulabiliyorsunuz. İlişkilerde sevginin önemi ve davranış biçimini öğrenmek için kitaba göz atabilirsiniz. Ben çık severek okudum. Asla vakit kaybı gibi düşünmeyin, çünkü beyninizin çalıştığı sisteme kafar birçok şeyi detaylarıyla öğrenebiliyorsunuz.
1000Kitap
Aşktan ÖnceSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 2026305 okunma
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 00:00
Bir kaza sonrası hafızasını kaybeden koca Gılles hastane dönüşü karısı Lısa ile yaşadıkları eve dönerler. Bundan sonrası kitap boyunca aralarındaki yeniden hatırlamaya dair sohbet olarak devam ediyor. Sırasıyla yaşadıkları evi tanıma yada hatırlama , mesleklerini , alışkanlıklarını ve ilişkilerini tabiki de. Çok severek okuduğum bir oyun oldu. Özellikle uzun yıllar evli kalmış insanlara tavsiye ederim.
Evlilikte Ufak Tefek CinayetlerEric Emmanuel Schmitt · Mitos Boyut Yayınları · 2008357 okunma
Rüzgar gibi geçti İnceleme
10/10
·1461 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:37
Ana karakter Scarlett'dir. Romanın diğer asıl karakterleri Ashley, Melanie ve Rhettdir. Olaylar zinciri Tara'da başlayıp Atlanta'ya kadar devam eder. Bugünkü Amerika'nın kurulmasının temelleri bu kitapta derin bir şekilde hissetirilerek anlatılmıştır. Babası küçük bir çiftçiyken işlerini büyüterek Taradan yüksek bir mevkiye sahip olan Gerald, iyi bir aileden eğitim alan Ellen ile evlenir. O Haraların işleri çok güzel gider, üç tane kız çocuğu büyütürler. Scarlett kız kardeşlerine benzemez, diğerlerinden daima farklı olmuştur. Onun bu farklılıkları seçimlerinde de ön plana çıkmıştır. Scarlett küçüklük arkadaşı olan Ashley'e ilk günden beri büyük ilgi duyar. Ashley'in bu sevgiden haberi vardır, ona bu karşılığı vermez tercihini Melanie'den kullanır. Özellikle ailesi bu evliliği desteklemektedir. Scarlett, güzelliğiyle ön plana çıkar. Etrafında ona hayran olduğu erkeklerin farkındadır ve biraz da Ashley'e sinirlenerek, o da bir tercih yapar, bu tercih hemen savaşın başladığı zamana denk gelir. Yankiler yavaş yavaş şehirlerini sarmak üzereyken, o zaman yeni evli olan Scarlett eşini de orduya gönderir. Her evden mutlaka bir erkek gönderilmiştir. Charles savaşta ölmüştür. Scarlett için bu savaş ölüm kalım mücadelesidir ve asıl karakterini burada belli eder, büyük imkanlar içinde büyüyen fakirliğin ne olduğunu bilmeyen genç kız, bu savaşla büyümüştür adeta. Hem kendisine, hem çevresine yetmeye çalışmıştır. Onun yaptığı bu evlilikler aslında aşktan, sevgiden değildir. Özellikle ikinci evliliğini basamak olarak kullanıp amaçlarına ulaşmak için yapmıştır. Fakat hala da Ashley'i sevmektedir, aslında Ashley'in de kendisini sevdiğini anlaması uzun sürmemiştir, ancak Ashley'in karakteriyle Scarlett'in karakteri bambaşkadır. Ashley, daha çok belli ideolojileri olan hayalperest kendi
Rüzgar Gibi GeçtiMargaret Mitchell · Karbon Kitaplar Yayınları · 20203,147 okunma
cesaretsizlik ve melankoli hikayesi
Puan vermedi·168 syf.··
2026 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 19:04
Kürk Mantolu Madonna’da beni ilk başta kitaba çeken şey, Sabahattin Ali’nin insan psikolojisini, duyguları ve mimikleri inanılmaz güzel analiz etmesi oldu. Kitaba başlarken, Raif Efendi’nin o kendi halindeki, insanlara kendini kapatmış, melankolik yapısının arkasından çok dokunaklı bir hikaye çıkacağını tahmin etmiştim. Hatta kitabın sonunda onun hayata karşı küskünlüğünü onaylayacağımı, "Evet ya, Raif Efendi haklıymış," diyeceğimi düşünüyordum ama tam tersi oldu. Kitabın sonunda beni en çok hayal kırıklığına uğratan karakter Raif Efendi’nin kendisiydi. ​Raif Efendi’nin bu içe kapanıklığı aslında derin bir cesaretsizliğin göstergesiymiş. Dikkatle bakıldığında onun bu korkak tavrı yüzünden hayatındaki iki kadın Maria Puder ve eşine büyük haksızlık yaptığını görürsünüz. Eğer biraz daha cesur olsaydı, Maria’dan mektuplar kesildiğinde arkasını dönüp gitmek yerine onu aramayı, tekrardan Almanya’ya gitmeyi seçerdi. Ya da her şey için çok geç olduğunda, Maria’dan ona kalan son hatıraya, yani kendi kızına sahip çıkabilirdi. O ise kabuğuna çekilmeyi tercih etti; Maria’yla geçmişte yaşadığı o kısacık dört aya —ki onun için bir ömürden daha kıymetli olan o dört aydı— ve hayallere sarılmayı seçti. ​Döndükten sonra yaptığı evlilikte mutsuzluğu adeta kendisi seçiyor, ki zaten bunu da söylüyor. Bunun yanında romanda bir cümlesi çok dikkatimi çekmişti: "Karım bana dünyadaki en uzak insandı." Ama aslında o mesafeyi kendisi bile isteye tercih ediyor, bunu da itiraf ediyor. Sormadan edemiyorum: Eğer böyle bir hayat yaşatacaksan, neden başka bir kadını hayatına alıyorsun? Oysa eşler birbirine bu dünyada en yakın olması gereken insanlardır. Sonuçta bu duvarı kaldırmadığı için hem kendi hayatını hem de etrafındakilerin hayatını bir çıkmaza sürüklüyor. Bana göre Raif Efendi merhametsizliği ,
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,5bin okunma