Yüreğimi boydan boya saran bir düzenin içinde kendi oluşturduğum düzensizliğimle ses veriyorum; uzun dağlara, dik yamaçlara, hırçın dalgalara.
İçimde gün be gün büyüyen, beni bir kenarda hep bekleyen bir mesele var. Yürümeye çalıştığım, yorulduğumda soluklandığım, kenarından yöresinden şen kahkahalarla çiçekler topladığım bir mesele..
Ünlü şairler ve yazarlar da içlerinden gelenleri duygusal bir zeminde kaleme döktükten sonra onları okuyan meraklı ve şefkatli yakınlarına “önemli bir şey olmadığını, içlerinde geldiği için -bir olay olmaksızın- yazdıklarını” açıklıyor muydular acaba?
Tanzimat Dönemi yazarlarında Ahmet Mithat Efendi’nin kısa ve oldukça trajikomik bir eseri Dolaptan Temaşa.
Kitapta, Behram Ağa’nın başına çeşitli olayların gelmesi neticesinde bir dolaba saklanarak temaşa edişi komedi, gerilim, merak gibi unsurlarla okuyucuya aktarılmış.
Hiç sıkılmadan çok kısa bir sürede bitirilebilecek; dönemin yaşayışı, kültürü, giyim tarzı ve adetleriyle ilgili de bilgi sahibi olabileceğiniz güzel bir kitap. Okumanızı ve Behram Ağa’nın korku dolu macerasına ortak olmanızı tavsiye ederim. İyi okumalar.