Bir kültürde, bir kadın için doğru oturma duruşu, ayakların alta ve bir yana çekilmesi olabilirken; bir erkek için doğru oturma duruşu, bacak bacak üstüne atma olabilir. Oğlan ve kız çocuklarının oturuşları, sözle ya da jestlerle bu yolda düzeltilecektir; ama düzeltme, çoğu durumda büyük olasılıkla "kızlar böyle oturmaz" ve "erkek gibi otur" biçiminde olacaktır.
Bir yaşamın anlatısı, birbiriyle bağlantılı anlatılar dizisinin bir parçasıdır; söz konusu anlatı, kişilerin kimliklerini edindikleri grupların öyküsü içine gömülüdür
Hepimizin yapılanlar hakkında hesap sorarak, hesap vererek, birbirimizin kimlikleri ve geçmişleri hakkındaki öykülere inanarak ya da inanmaksızın, birbirini tanıdığını söyleyebiliriz.
Zamanın yazarları mahkûm edilir, tarihçileri görevden alınır; ve susturulup işlerinden uzaklaştırılmış kimseler, göze görünmez duruma düşüp unutulur. Totaliter rejimlerde ürkütücü olan, yalnızca insan onurunun çiğnenmesi değil, aynı zamanda bazen geçmişin doğru dürüst tanıklığını yapacak kimsenin bırakılmamasıdır.