Oysa aşk, iki kişi arasında asla eşitlenmeyen bir şeydi. Allah, âşığın uğraştığı sevgiyi maşuktan esirgemişti. Bunun içindir ki âşıklar, ya kendilerine verilen derdin aynısının sevgiliye de verilmesini ya da sevgilideki vurdumduymazlığın aynısı ile kendilerine de ihsanda bulunulması için yakarır dururlar. İsterler ki, Allah aşkı seven ile sevilen arasında eşit bölüştürsün... Oysa aşk bu demek değildir. Seveni sevmek kolaydır; marifet o sevmediği zaman da onu sevebilmektir.
Yazık ki, adam olamadıkları için adları tarihe yadigâr kalan, ibretlik insanlar da yaşamıştır her çağda. Zalimlikte, kalleşlikte, ahlâksızlıkta öne geçmiş zavallılardır onlar... Adlarını anarken bile lânet okunan iğrenç adamlar hani; Zemzem kuyusuna işeyen bedevî gibi.
Tarih ki, adaletli bir yargıçtır, en doğru hükmü verir daima; ve iyi(lik)leri de kötü(lük)leri de ibretle yazar kütüğüne.