Kırk tane birbirine benzeyen manzara, havuç ya da çiçek resmi yapmaktansa, çocuklar kendi diledikleri şeylerin resmini yapmakta özgür olmalı, kendi düşünce ve duygularını ifade edebilmelidir.
Çocuk paldır küldür bir dünyada yaşamaktadır. Olaylar, etrafında baş döndürücü bir hızla olup bitmektedir. Bulunduğu her yerde, çocuk bir şeyler için acele etmek zorundadır. Oysa çocuğun kendi doğası yavaştır. Dünya büyük bir yerdir ve çocuğun tamamını içine alabilmesi için zamana ihtiyacı vardır.