Benim rüyalarımın saçmalama seviyesi... Aslında dün gece nerdeyse uyumak üzereyken yazmak istediklerimin hepsini kafamda belirlemiştim. Şimdi hiç biri yok.
Tıpkı cumartesi günü ne yaptığımı bir süre hatırlayamamam gibi.
Seni orda görene dek her şey yolundaydı halbuki. Yoksa ben mi öyle sanmıştım? Bu sorunun cevabını bilmiyorum. Belki kendimi kandırıyordum. Belki güçlü durmaya önemsememeye çalışıyordum. Ama anladım ki aslında çok özlemişim. Çok kızdım sana, çok içerledim, çok gücendim ama çok özlemişim işte. Bunu kendime bile itiraf edememişim. O gece o rüyayı görene kadar yine umursamaz durmuşum. Rüyamda bir öğle arasında sana ulaşmaya çalışmışım. Söylemem lazım diyormuşum, neyi acaba? Bir karpuz kabuğu varmış, ona yazayım bari demişim. Gitmem lazım, söylemem lazım. Nereye yazsam acaba?
Buraya mi yazacakmışım yoksa?
Komşu şehirde orman yangını çıkmış, külleri dumanı buraya kadar geldi.
Sende gördün mü?
Peki sen de hissettin mi benim özlemimi?
Sen benim kızım gibiydin, kardeşim gibiydin belki, belki daha ileriydin, ilk göz ağrımdın.
Şimdi nasıl affederim seni?