Gerçek şu ki hadis ilminde var olan ve sahihi uydurma ve zayıftan ayıran cerh ve tadil sistemi tarih alanında işletilmemiştir. Bu nedenle tarihî rivayetler aslı itibariyle şüpheye, çarpıtmaya, ideolojik okumaya ve siyasî entrikalara alet edilmeye ziyadesiyle yatkındır. Şiiler hadis kitaplarında aradıkları delilleri bulamadıkları için ağırlıklı olarak akîdedelerini tarih kitaplarından derledikleri ya da mana ve bağlamını çarpıttıkları rivayetlerle savunurlar.