Kur'ân'ın iki tür muhatabı vardır. Kur'ân'a imân etmiş mü'min veya onu tekzib eden kâfir. Mü'min Allah'ın (cc) haber verdiğini yeminsiz olarak tasdik edip inanan kimsedir. Kâfirler ise delillerle inanmadıkça yapılan kasemler yüzünden inanacak değillerdir. Öyleyse Kur'ân'daki yeminler, sözü tekid etmek ve mevzûnun ehemmiyetine dikkat çekmek içindir.
Bu sûrenin beş yerinde Allah Teâlâ, “Ey imân edenler!" hitâbında bulunmaktadır. Her defasında da güzel ahlâktan birine işaret etmektedir. Bu yüksek âdâbı aşağıdaki fıkralarda arz edeceğiz:
1. Resûlullah'ın (sav) emirlerine itaat etmek vâcibtir. O konuşup bir görüş beyân etmeden önce konuşmak, görüş beyân etmek yasaklanmıştır. Çünkü Allah Teâlâ, "Ey imân edenler! Allah ve Resûl'ünün huzurunda (söz ve işte) öne geçmeyin. Allah'tan korkun. Çünkü Allah hakkıyla işiten, (her şeyi) bilendir." (Hucurât: 1) buyurmuştur.
2. Resûlullah'a (sav.) karşı hürmet ve saygıda bulunmak farzdır. Onun huzurunda yüksek sesle konuşmamalıdır. Zira Allah Teâlâ, “Ey imân edenler! Seslerinizi peygamberin sesinden yüksek çıkarmayın. Ona sözle birbirinize bağırdığınız gibi bağırmayın ki siz farkına varmadan amelleriniz boşa gidiverir." (Hucurât: 2) buyurmuştur.
3. Haberlerin sıhhati hususunda tahkikat yapmak lazımdır. Bozguncu ve fâsık kimselerin sözlerine itimad edilmemelidir. Zira Allah Teâlâ, “Ey imân edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onu tahkik edin." (Hucurât: 6) buyurmuştur.
4. Halkı maskaraya almak ve insanlara küçük düşürücü isim ve lakaplar takmak yasaktır. Çünkü Allah Teâlâ, “Ey imân edenler! Bir kavim diğer bir kavim ile alay etmesin. Olur ki (alay edilenler Allah indinde) kendilerinden daha hayırlıdır. Kadınlar da kadınları (eğlenceye almasın) Olur ki onlar (eğlenceye alınanlar) kendilerinden daha hayırlıdır. (Kendi) kendinizi ayıplamayın. Birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın, imândan sonra fâsıklık ne kötü addır." (Hucurât: 11) buyurmuştur.
5. Gıybet, suizan, tecessüs ve benzeri kötü huylar yasaktır. Zira Allah Teâlâ, "Ey imân edenler! Zannın bir çoğundan kaçının. Çünkübazı zan (vardır ki) günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın. Kiminiz de kiminizi
Dinsiz bir Kürd'ü, salih bir Türk'e tercih eden, öğrencisini ıslah edip hidayetine vesile olan büyük Kürt âlimi Bediüzzaman'ın bu müstakim ameliyesi gibi, biz Müslüman Türkler de dinsiz bir Türk'ü ne salih bir Kürd'e ne de başka bir ırka âidiyeti olan Müslümana asla tercih etmeyeceğimizi imanımızın bir şiarı olarak ilan ederiz.
Millet yapısı imanla; ulus ise maddi değerlerle varlık bulur. Her devlet kendine göre bir ulus tarifi yapsa da yeryüzünde biri İslâm diğeri ise küfür olmak üzere iki millet yapısı vardır.