Zaman geçince bazı yaşanmışlıkların unutulduğunu sanıyoruz, öyle olmuyor; vücudumuza saklanan belalı, sinsi bir virüs gibi zayıf anlarımızı kolluyorlar, fırsatını bulunca her şeyin acısını çıkarmak istercesine merhametsizce saldırıyorlar.
Hayatın içinde insanı aldatacak çok sahtelik var, asıl gerçek kalbimizde bir yerlerde. Korunarak kalmış, hiç bozulmamış, insanın ilk yaratıldığı günlerdeki kadar saf, tertemiz.
Yaşamak, karanlık bir denizin kıyısında yürür gibi kaybolmanın kıyısında yürümekmiş; insanın kendisiyle mesafesi, dünyanın geri kalanıyla arasındaki mesafeden daha büyükmüş.