“ ‘Arzu Ötekinin arzusu” olsa bile, yani arzumuzun nesnesi tarafından arzulanmayı istiyor olsak bile arzu karşılık görmeden de başının çaresine pekala bakabilir. Ancak ‘aşk, aşık olunmak ister’: aşık olmak, en azından günümüzde, içten içe aşık olunandan karşılık bekler, bu sayede kişi eksikliğini, içinde hissettiği boşluğu kapatabilecek, bir şekilde telafi edebilecektir.”
“Freud insanların aşkın hazzını arttırmak için onun etrafına kendi bariyerlerini ördüğünü söylerken Lacan’ın soylu aşk geleneği üzerine bazı yorumlarının habercisi olur.”
“Bu insanlar dünyada nasıl yaşamak lazımsa öyle yaşıyorlar, vazifelerini yapıyorlar, hayata bir şey ilaç ediyorlardı. Ben neydim? Ruhum, bir ağaç kurdu gibi beni kemirmekten başka ne yapıyordu?”
“Zaten küçükten beri hakikatten ziyade hayal dünyasında yaşayan sessiz bir çocuktum. Tabiatımda manasız denilecek kadar ileri giden bir çekingenlik vardı ki, çok kere etrafın tarafından yanlış anlaşılmama, aptal yerine konmama sebep olur ve beni üzerdi. Hiçbir şey beni, hakkımdaki bir kanaati düzeltmek mecburiyeti kadar korkutmazdı.”
“Belki yazacaklarım yaşadığım kadar acı olmaz ve ben biraz ferahlarım. Birçok şeylerin zannettiğimden daha ehemmiyetsiz, basit olduğunu görüp kendi heyecanımdan utanırım… Belki…”